Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2016/6304 E. 2017/2786 K. 15.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/6304
KARAR NO : 2017/2786
KARAR TARİHİ : 15.03.2017

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Mağdurların açık kimlik bilgilerine gerekçeli karar başlığında yer verilmeyerek 5271 sayılı CMK’nin 232/2-b maddesine aykırı davranılmış ise de; bu husus mahallinde giderilebilir eksiklik olarak kabul edildiğinden; yine mağdurların aşamalarda alınan beyanları, bu beyanlar ile uyumlu raporları, sanığın samimi ikrarı ile tüm dosya kapsamına göre; sanığın, eşi ve oğlu olan mağdurları iki farklı tarihte basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladığı ve mahkemenin kabulünün de bu şekilde olduğunun anlaşılması karşısında, sanığın, mağdurlara yönelik eylemlerinin iki ayrı kasten yaralama suçunu oluşturduğu ve her bir kasten yaralama suçundan ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle 5237 sayılı TCK’nin 43/3. maddesine aykırı davranılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesinde; “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde, verilen adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK’un 322. maddesi gereğince, hükümlerin TCK’nin 52/4. maddesinin uygulandığı fıkralarından “ve ödenmeyen para cezasının hapse çevrilebileceği” ibaresi çıkartılarak hükümlerin istem gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15.03.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.