YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/6991
KARAR NO : 2017/2675
KARAR TARİHİ : 13.03.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanıklar ve katılan sanığın mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
… müdafiinin temyiz dilekçesinin içeriğine göre;… hakkındaki tehditten kurulan mahkumiyet hükmü ile… ve … hakkında…’i basit yaralamadan kurulan mahkumiyet hükümlerini temyiz ettiği,… ve…hakkındaki hakaretten kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminde bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede;
1) … ve … hakkında …’e hakaretten, … hakkında … ve …’yı tehditten kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıklar … ve… hakkında hakaret suçundan kurulan hükümde, TCK’nin 125/1. maddesindeki seçimlik cezalardan hapis cezası tercih edildikten sonra bu cezanın TCK’nin 50/1-a maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmek suretiyle TCK’nin 50/2. maddesine muhalefet edilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılamamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
28/06/2014 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesinde; “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde verilen adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğine karar verilememesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiileri ile sanık …’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılanmayı gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322 nci maddesi uyarınca, hüküm fıkrasındaki “adli para cezasının hiç ödenmediği takdirde hapis cezasına çevrileceğinin” ifadelerinin hükümden çıkarılması ile diğer kısımların aynen bırakılması suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2) … ve … hakkında …’i basit yaralamadan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
a) …’nın tuttuğu …’un tabanca kabzası ile yaraladığı anlaşılmakla; sanıklar … ve …’un TCK’nin 86/2. maddesine göre belirlenen cezalarının TCK’nin 86/3-e maddesine göre artırılmaması ve …’nın asli fail olarak eyleme katıldığı halde hakkında TCK’nin 39. maddesinin uygulanması suretiyle sanıklara eksik ceza verilmesi,
b) Sanıklar hakkında, TCK’nin 86/2. maddesindeki seçimlik cezalardan hapis cezası tercih edildikten sonra bu cezanın TCK’nin 50/1-a maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmek suretiyle TCK’nin 50/2. maddesine muhalefet edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin, sanık …’nın ve katılan … vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince kısmen isteme uygun olarak BOZULMASINA, 13.03.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.