YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/6999
KARAR NO : 2017/2144
KARAR TARİHİ : 01.03.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; Ancak:
1) Sanık beyanları, tanık anlatımları, katılan beyanı ve tüm dosya kapsamına göre, sanıkların olay günü katılan …’ın eşofmanını ve resimlerini bilgi ve rızası dışında dolabından aldıkları, katılanın eşyalarını sanıklardan geri istediği ve sanıkların bunu kabul etmeyerek cebir ve tehdit ile aldıkları eşyaları muhafaza ettikleri ve katılanı hayati tehlike geçirecek şekilde yaraladıkları, sanıkların eyleminin gece vakti birden fazla kişiyle silahlı yağma ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçunu oluşturması ihtimaline binaen delillerin değerlendirilmesi Ağır Ceza Mahkemesine ait olmakla, karşı görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeyerek yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre;
2) Sanıkların eylemini cezaevi koğuşunda gerçekleştirmesi nedeniyle nitelikli hırsızlık suçundan cezalandırılmaları yerine yazılı şekilde açıktan hırsızlık suçundan hüküm kurulması,
3) Katılanın 18.9.2012 tarihli dilekçe ile eşyalarını geri aldığını belirtmesi karşısında, eşyalarını ne şekilde teslim aldığı araştırılarak, rizai iade kapsamında TCK’nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
4)Sanıklar hakkında tekerrüre esas alınan ilamın kararda gösterilmemesi ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik ve Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108.maddesinin 4, 5 ve 6. fıkralarına göre, denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevinin, hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz uzatma görevinin, hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye ait olduğu gözetilmeden, mahkûmiyet hükmünde, mükerrir olan sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58/7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik süresinin de belirlenmesi,
5) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde belirilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ve müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla, 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı BOZULMASINA 01.03.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.