YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/9131
KARAR NO : 2016/12265
KARAR TARİHİ : 23.05.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, infazın durdurulmasına ve 12 gün süre ile gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılması şeklinde infazın yapılmasına dair ek karar
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık müdafiinin 18.02.2016 tarihli ek karara ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükümlü hakkında infazın durdurulmasına ve 12 gün süre ile gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılması şeklinde infazın yapılmasına dair … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 18.02.2016 tarih, 2008/33 Esas, 2008/21 Karar sayılı ek kararı infaza ilişkin olduğundan, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 98 ve 101. maddesi uyarınca itiraza tabi olup, sanık müdafiinin 25.02.2016 tarihli dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak değerlendirilmek üzere dosyanın tetkiksiz mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2) Dairemizin 17.04.2012 tarih 2011/29886 Esas, 2012/16050 Karar sayılı onama kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan 27.04.2016 tarih 3-2016/142607 sayılı itiraz hakkında yapılan incelemede;
Dairemizin 17.04.2012 tarih 2011/29886 Esas, 2012/16050 Karar sayılı onama kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 27.04.2016 tarih 3-2016/142607 sayılı karar düzeltilmesi ve itirazı ile “Sanığın kasten yaralama eylemi nedeniyle …Sulh Ceza Mahkemesi) yeni … Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.Yüksek Dairenizin, 17.04.2012 gün ve 2011/29886 Esas, 2012/16050 karar sayılı kararı ile sanığın üzerine atılı suçun sabit olduğu gerekçesi ile kararın onanmasına karar verilmiştir. Karara karşı aşağıda arz ve izah edilen nedenlerle 5271 Sayılı
CMK’nun 308/1.maddesi ve fıkrası uyarınca itiraz edilmesi grektiği düşünülmüştür. Sanığın kamuda gönüllü olarak çalışıp çalışmayacağı sorularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken bu durum sanığa sorulmadan yazılı şekilde
karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür. Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmü yukarıda belirtilen gerekçe ile usul ve yasaya aykırı olduğu”ndan bahisle Dairemiz onama kararının kaldırılması, … Asliye Ceza Mahkemesinin 27.05.2008 gün ve 2008/33 Esas, 2008/21 Karar sayılı hükmünün bozulmasına karar verilmesi talebiyle dosyanın itirazen incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi üzerine yapılan incelemede;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
a) Yerinde görülen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazının KABULÜNE,
b) Dairemizin 17.04.2012 tarih 2011/29886 Esas, 2012/16050 Karar sayılı ilamındaki onanma kararının KALDIRILMASINA,
Dosyanın yeniden yapılan temyiz incelemesinde;
Dosya kapsamından ve sanık beyanlarında, sanığın müştekinin zararını giderme yönünde bir talepte bulunmadığı görülmekle tebliğnamedeki 5271 sayılı CMK’nin 231/5. maddesi ile ilgili görüşe iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
aa) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 50/1-f maddesine göre kamuya yararlı bir işte çalıştırma seçenek tedbiri uygulanırken gönüllü olup olmadığı sorulmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de;
bb) Sanık hakkında hükmedilen 25 gün hapis cezasının TCK’nin 50/1-f maddesi uyarınca kamuya yararlı bir işte çalıştırılması seçenek tedbirine çevrilmesine karar verilirken tedbirin süresinin “12 gün” yerine infazda tereddüte neden olacak şekilde “mahkum olunan cezanın yarısı kadar süreyle” şeklinde belirtilmesi,
cc) Sanık hakkında verilen kısa süreli hapis cezasının TCK’nin 50/1-f maddesine göre seçenek yaptırıma çevrilmiş olması nedeni ile TCK’nin 53.maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarına hükmedilmemesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 23.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.