YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/962
KARAR NO : 2016/17818
KARAR TARİHİ : 19.10.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Sanık hakkında tayin olunan cezanın, karar tarihindeki miktar ve türü itibariyle hükmün, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile 23.03.2005 tarihli ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna eklenen geçici 2. madde uyarınca kesin nitelikte olup temyiz kabiliyeti bulunmadığından sanığın temyiz isteminin 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2) Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
a) Mahkemece hükme esas alınan …Devlet Hastanesi Adli Tıp Uzmanınca düzenlenen 26/06/2013 tarihli raporda “burun bölgesindeki yaralanmasının yüzde sabit eser bırakıp bırakmadığı yönünde rapor düzenlenebilmesi için şahsın olay tarihi olan Haziran 2013 tarihinden 6(altı) ay sonra olan 2013 yılı Aralık ayı içerisinde tekrar muayeneye gelmesinin uygun olduğu kanaati” belirtildiği halde, yaralanmanın yüzde sabit ize eden olup olmadığı hususunda kesin rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
b) Sanığın, katılanın kendisine hırsızlık yapmayı teklif etmesi, kabul etmemesi üzerine de küfür edip, vurması nedeniyle eylemini gerçekleştirdiğini savunmasına ve tanık …’ın bu savunmayı doğrulamış bulunmasına göre, katılandan kaynaklanan bu hareketler nedeniyle sanık lehine haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
c) Kabule göre de;
28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesindeki “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesine göre sanığın kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydı ile 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 19/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.