YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/9833
KARAR NO : 2017/2924
KARAR TARİHİ : 20.03.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 21/2. maddesi gereğince olası kast hükümleri uygulanması nedeniyle uygulama imkanı bulunmadığı halde, sanığın cezasından ayrıca haksız tahrik nedeniyle TCK’nin 29. maddesi gereğince indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından ve sanığın mağduru olası kastla kemik kırığına neden olacak şekilde yaralaması eylemi nedeniyle CGK’nin 28.05.2013 tarih, 2013/259 esas, 2013/273 karar sayılı ilamı gereğince 5237 sayılı TCK’nin 86/1 ve 87/3. maddelerine göre belirlenecek hapis cezasından sonra TCK’nin 21/2. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması sonuç cezayı değiştirmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesinde; “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde verilen adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK’un 322. maddesi gereğince, sanık hakkındaki hükümde TCK’nin 52/4. ve 5275 sayılı Yasanın 106/3. maddelerinin uygulandığı paragraf çıkartılarak hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.03.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.