YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/11187
KARAR NO : 2018/6120
KARAR TARİHİ : 04.04.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Açıklanması geri bırakılan hükümlerin açıklanmalarına dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Sanık hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kesinleşen karar, denetim süresi içinde işlenen yeni suça ilişkin verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmesi üzerine ihbarda bulunulması ile duruşma yapılarak, sanığın savunması alınıp açıklanmış ve yeniden hüküm kurulmuş ise de temyize, Yargıtay incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hükmün, açıklanmasına karar verilecek yeni hüküm olduğu, bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerektiği dikkate alınmadan, yazılı şekilde önceki hükme atıf yapılarak hüküm kurulmak suretiyle Anayasanın 141. ve 5271 sayılı CMK’nin 34 ve 223, 230. maddelerine aykırı davranılması,
2)Olay tarihinde mağdur sanıklar … ve … ile diğer mağdur sanıklar … ve … arasında ticari araç ile müşteri almadan kaynaklanan sebeplerle tartışma çıktığı, tartışma sırasında ….’ın … ele geçirilemeyen zincir ile vurarak basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaraladığı, …’in …’a bıçak ile vurmaya teşebbüs ettiği, sanıklar … ve …’in birlikte hareket etmek suretiyle ellerinde bulunan sopa ile … vurmak suretiyle basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaraladıkları, sanıklardan …’ın da sopa ile … ve …’i vurmak suretiyle basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaraladığı olayda, ilk haksız hareketin hangi taraftan kaynaklandığına yönelik taraflar arasında farklı beyanlar olduğu ve mahkemenin 11.06.2013 tarihli kararı ile … hakkında mahkumiyet … ve … hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olması hususları da gözetilerek, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli Esas 2002/4 – 238- 2002/367 sayılı Kararında belirtildiği üzere, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiğinin tespit edilememesi durumunda bu durumun sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesindeki haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda uygulanması gerektirdiğinin gözetilmemesi,
3)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde belirilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 04.04.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.