Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2017/11642 E. 2018/6143 K. 04.04.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/11642
KARAR NO : 2018/6143
KARAR TARİHİ : 04.04.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyetlerine, ceza verilmesine yer olmadığına dair

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık …’ın katılan …’e yönelik eylemleri sebebiyle mahkumiyet hükmü kurulduğundan, katılan yararına hükmedilen vekalet ücretinin sanıktan alınmasına dair mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamenin bu husustaki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
1) Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarının incelemesinde;
Hükmolunan adli para cezasının 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanununun 26. maddesiyle 5230 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna eklenen geçici 2. madde uyarınca kesin nitelikte olduğundan katılan … vekili ile sanığın temyiz itirazlarının 5320 sayılı Kanunun 8/1. ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE,
2) Sanıklar hakkında hakaret suçundan kurulan ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin kararlara yönelen temyiz itirazlarının incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan sanık … ile katılan sanık … müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin isteme uygun olarak ONANMASINA,
3) Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarının incelemesinde;
a) Katılan …’ın yaralanmasına ilişkin, … Ecevit Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalınca düzenlenen 07.03.2014 ve 20.10.2014 tarihli adli raporlara göre; sanığın eylemi nedeniyle katılanın yaşamını tehlikeye sokan bir duruma ve yüzünde sabit ize neden olacak şekilde yaralandığı olayda, birden fazla nitelikli halin ihlali ile atılı suçu işleyen sanık hakkında, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak, 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi gereğince temel cezaya hükmedilirken, TCK’nin 3. maddesindeki orantılılık ilkesi de gözetilerek hakkaniyete uygun ve sonuca etkili şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabul ve uygulamaya göre;
b) Sanığın cezasından “ilk haksız hareketin kim tarafından gerçekleştirildiğinin tespit edilemediği” şeklindeki gerekçe ile haksız tahrik hükümlerini düzenleyen TCK’nin 29. maddesi uyarınca (¼) oranında indirim uygulanması gerekirken, TCK’nin 3. maddesinde belirtilen orantılılık ilkesine aykırı olarak (2/3) oranında indirim uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini,
c) Sanık hakkında TCK’nin 86/1 maddesi uyarınca tayin olunan 1 yıl 2 ay hapis cezasının TCK’nin 86/3-e maddesi uyarınca (½) oranında artırılması sırasında hesap hatası yapılarak sanığın 1 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılması yerine 2 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmesi ve sonraki artırım ve eksiltmelerin de yazılı şekilde bu miktar üzerinden yapılması,
d) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ile katılan …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.