YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/11733
KARAR NO : 2018/6997
KARAR TARİHİ : 17.04.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyetlere dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık …’in müşteki …’ı kasten yaralama eylemi nedeniyle açılan kamu davası ile ilgili olarak bir hüküm kurulmamış ise de, zamanaşımı süresince hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
1) Sanık …’in müşteki …’e yönelik kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Her ne kadar TCK’nin 151/1. maddesi kapsamındaki mala zarar verme suçu, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma kapsamına alınmış ise de, sanık hakkında müşteki …’e yönelik TCK’nin 86/1 ve 86/3-e maddeleri uyarınca kasten yaralama suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açıldığı ve sanığın bu suç nedeniyle mahkumiyetine dair karar verildiği, 5271 sayılı CMK’nin 253/3. maddesi uyarınca “uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsamına girmeyen bir başka suçla işlenmiş olması halinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın müşteki …’e yönelik kasten basit yaralama ve mala zarar verme eylemlerinin CMK’nin 253/3. maddesinin son cümlesi gereğince uzlaşma kapsamında bulunmadığı anlaşıldığından, tebliğnamenin 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nin 253 ve 254. maddelerindeki yapılan yeni düzenlemeye göre uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin edilmesi gerektiğine ilişkin bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2) Sanık …’in müşteki …’i kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
a) Müşteki … hakkında düzenlenen 31.07.2013 tarihli adli raporda, müştekinin yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğu belirtildikten sonra müşteki ile ilgili olarak beyin cerrahisi konsültasyonu da istendiği dikkate alınarak, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından verilen adli raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmaması karşısında, tüm doktor raporları ve tedavi evraklarının varsa grafilerinin temin edilerek müştekinin ilgili Adli Tıp Kurumuna gönderilip, yaralanmasının niteliği konusunda duraksamaya yer vermeyecek şekilde kesin raporu alındıktan sonra, sanığın hukuki durumun tespit ve tayini gerektiği gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
b) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle, 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 17.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.