YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/11805
KARAR NO : 2018/6024
KARAR TARİHİ : 03.04.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanıkların mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Tüm dosya kapsamına göre, olay tarihinde taraflar arasında çıkan tartışma sırasında, sanıklar … ve …’in fikir ve eylem birliği içerisinde mağdur …’a karşı kasten yaralama suçunu işlemeleri karşısında, her iki sanığın aynı suçu işleme kararının icrası kapsamında iştirak halinde eylemlerini gerçekleştirmeleri nedeniyle, 5237 sayılı TCK’nin 37/1. maddesi gereğince her iki sanık hakkında aynı kanun maddelerinin tatbiki ile hüküm tesisi yoluna gidilmesi gerekliliği gözardı edilerek, sanıkların eylemleri müstakilen değerlendirilmek suretiyle farklı kanun maddelerinin uygulanması ile farklı cezalara hükmedilmesi,
2) Hatay Antakya Devlet Hastanesi Plastik Cerrahi Uzmanı tarafından tanzim olunan 04.10.2013 tarihli rapora göre, mağdurda meydana gelen yaralanmanın yüzde sabit iz niteliğinde olduğunun belirtilmesi ve Adli Tıp Kurumu Hatay Şube Müdürlüğünün 11.03.2014 tarihli raporunda, mağdurun yüz sınırları dahilinde tarif edilen yaranın yüzde sabit iz niteliğinde olmadığının bildirilmesi karşısında, mağdura ait tüm tıbbi evrakların, kati ve geçici raporların temini ile bahse konu yaralanmanın yüzde sabit iz niteliğinde olup olmadığı hususunda Adli Tıp ilgili İhtisas Kurulu’ndan rapor aldırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini gerekirken, çelişkili raporlara itibarla yazılı şekilde hüküm kurulması,
3) Yargılama konusu eylem sebebiyle mağdurda meydana gelen yaralanmaya ilişkin göz hastalıkları uzmanı tarafından düzenlenen 28/05/2013 tarihli adli raporda, “Sol göz görmesi 0.2 düzeyinde artmıyor. Travmaya bağlı katarakt ilerlemiş olup ameliyat gerektirir.” şeklinde tarif edilen yaralanmanın basit tıbbi bir müdahale ile giderilemeyeceğinin bildirildiği, yargılama aşamasında mağdurun, eylem sebebiyle gözüne mercek takıldığını beyan ettiği anlaşılmakla, söz konusu yaralanmanın duyu ya da organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflaması veya yitirilmesi olup olmadığının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi’nden rapor aldırılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
4) Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli ve E.2014/140 – K.2015/85 sayılı Kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ve sanık …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla, istem gibi BOZULMASINA, 03.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.