YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/12086
KARAR NO : 2018/6295
KARAR TARİHİ : 09.04.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Hükmün açıklanması sureti ile mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1) CMK’nin 231/5. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, CMK’nin 231/11. maddesi gereğince, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde açıklanabilmesi için, usulüne uygun çağrı kağıdı tebliğine rağmen duruşmaya gelmediği takdirde, yokluğunda karar verileceği meşruhatını içeren davetiye ile suça sürüklenen çocuğun duruşmaya çağrılması gerektiği, dosyanın incelenmesinde, suça sürüklenen çocuğun duruşmaya çağrılmadığı anlaşılmakla, usulüne uygun şekilde duruşmadan haberdar edilmeden hükmün açıklanması suretiyle, suça sürüklenen çocuğun savunma hakkının kısıtlanması,
2) Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı silahla basit kasten yaralama suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesine göre uzlaşma kapsamında kaldığı anlaşılmakla; suça sürüklenen çocuk ile mağdur arasında 6763 sayılı kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’ nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştıma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması lüzumu,
3) Kabule göre; Suça sürüklenen çocuğun denetim süresinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle hükmün açıklanmasına karar verilirken açıklanan hükümde, Anayasanın 141/3, 5271 sayılı CMK’nin 34 ve 230. maddeleri ile Ceza Genel Kurulunun 05.05.2015 tarih ve 2014/145 Esas sayılı kararı gereğince mahkemenin gerekçeli kararında iddia, savunma, tanık beyanları ve diğer deliller somut olarak açıklanarak suçun öğeleri, kanıtlandığı kabul edilen olaylar denetime elverişli şekilde gösterilerek ve deliller tartışılarak, mahkemenin ulaştığı sonucun sanık, mağdur, Cumhuriyet savcısı ve diğer okuyan herkesi tatmin edici nitelikte olması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve yetersiz gerekçe ile karar verilerek, 5271 sayılı CMK’nin 231/11. ve 232/6. maddelerine aykırı davranılması,
4) Suça sürüklenen çocuğun fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmadığı ve dosyada mevcut adli sicil kaydına göre sabıkası bulunmadığının anlaşılmasına göre, hükmolunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı TCK’nin 50/3. maddesi gereğince, 5237 sayılı TCK’nin 50/1. maddesinde düzenlenen seçenek tedbirlerden birine çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
5) İlk haksız hareketin kimin tarafından yapıldığının belirlenememesi nedeniyle TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasında, TCK’nin 3. maddesi uyarınca orantılılık ilkesi dikkate alınarak (1/4) oranında indirim yapılması yerine (1/2) oranında indirim yapılmak suretiyle eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca,1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakları saklı kalmak kaydı ile isteme uygun BOZULMASINA, 09.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.