Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2017/12395 E. 2018/6362 K. 09.04.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/12395
KARAR NO : 2018/6362
KARAR TARİHİ : 09.04.2018

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Katılan … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Katılan sanık … müdafii ve katılan … vekilinin 09.12.2014 havale tarihli süre tutum dilekçesinin sadece katılan sanık … hakkında olduğu, katılan …’in belirtilmediği, 09.02.2015 havale tarihli gerekçeli temyiz dilekçesinde hükümleri katılan … vekili sıfatıyla temyiz ettiklerine ilişkin talebinin süresinden sonra yapıldığı ve incelenme olanağı bulunmadığından, katılan … vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
2)Sanık … hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin katılan … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
6136 sayılı Kanuna muhalefet suçu yönünden katılanın suçtan zarar gören sıfatı ve 5271 sayılı CMK’nin 260. maddesi uyarınca bu hüküm yönünden kanun yoluna başvurma hakkı bulunmadığından, katılan vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
3) Sanık … hakkında katılan …’a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık …’in, katılan …’u yaralamasında netice sebebiyle ağırlaşmış yaralama niteliğindeki “yüzde sabit iz”in adli tıp kriterleri ve Dairemiz uygulamalarına göre basit tıbbi müdahale ile giderilmesi mümkün bulunmadığı gözetilip, temel cezanın 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca tayin olunması gerekirken yazılı şekilde TCK’nin 86/2. maddesi uyarınca tayin edilmiş ise de, sonuç ceza doğru belirlendiğinden ve yine Anayasa
Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
4) Sanık … hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet, katılan …’a yönelik kasten yaralama, katılan …’a yönelik 17.09.2009 ve 21.09.2009 tarihli silahla tehdit suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık … ile katılan … arasında öldürmeyi gerektirir bir husumet bulunmaması, sanık …’un eylemine devam etme olanağı var iken eylemine kendiliğinden son vermesi ve olayın aniden gelişmesi birlikte değerlendirildiğinde, sanık …’un katılan …’e yönelik eylemini kasten yaralama olarak kabul eden mahkemenin kabul ve uygulamasında isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki (1) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
a) Uyapta 10.12.2014 tarihli elektronik imzalı olan duruşma zaptı ile dosya içerisinde ıslak imzalı olan 10.12.2014 tarihli duruşma zaptının farklı olması nedeniyle hükümlerde çelişki yaratılması,
b) Sanık … lehine haksız tahrik nedeni sayılabilecek katılan …’den kaynaklanan haksız bir fiil bulunmadığı halde, 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesi uyarınca haksız tahrik indirimi yapılmak suretiyle sanık … hakkında eksik ceza tayini,
c) Sanık …’un adli sicil kaydında yer alan Denizli (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2004/147 Esas, 2005/1284 Karar sayılı ilamının kesinleşme ve infaz bilgilerini içerir onaylı örneği denetime uygun olacak şekilde dosyasına getirtilip ilamın tekerrür uygulamasına esas olup olmadığı hususu araştırılarak, sonucuna göre sanık hakkında katılan …’e yönelik silahla tehdit suçundan kurulan hükümlerde TCK’nin 58. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
d) Duruşmalarda kendisini vekille temsil ettiren katılan … lehine, sanık … aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
e) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve katılan … vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın katılan …’e yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 09.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.