YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/1246
KARAR NO : 2017/15391
KARAR TARİHİ : 27.11.2017
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece, verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine; Ancak;
1) Mersin Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nün hükme esas alınan 19/02/2015 tarih ve 2015/520 sayılı adli raporu ile katılanın sol göğüs kafesi meme ucu 5 cm yukarısında 3 cm’lik bıçak girişi ve batın üst orta kısımda 2 cm’lik bıçak girişi olduğunun ve yaralanmanın yaşamsal tehlikeye yol açtığının bildirildiği görülmekle, katılandaki yaralanmaların ayrı ayrı batına nafiz ve yaşamsal tehlikeye neden olup olmadığı hususunda rapor alınarak sonucuna göre, suç vasfının tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Oluşa, dosya kapsamına ve mahkemenin ” sanıkların karşılıklı olarak birbirleri ile tartışmaları ve birbirlerini yaralamaları eyleminde ilk haksız hareketin kim tarafından geldiğinin belli olmaması” şeklindeki kabulüne göre, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22/10/2002 gün ve 2002/4-238 esas, 2002/367 sayılı kararında belirtildiği üzere ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiğinin tespiti mümkün olmadığında suça sürüklenen çocuk hakkında TCK 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun BOZULMASINA, 27/11/2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.