YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/12610
KARAR NO : 2018/11102
KARAR TARİHİ : 19.06.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanıklar… ve … hakkında mağdur …yi kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
a) Sanıkların mağduru yaralaması neticesinde mağdurdaki yaralanmanın, yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olduğu ayrıca hayat fonksiyonlarını orta (2) derecede etkileyen kemik kırığının meydana geldiği olayda, birden fazla nitelikli hal ihlaline neden olan sanık hakkında TCK’nin 86/1. maddesince temel cezaya hükmedilirken meydana gelen zararın ağırlığı ve kastının yoğunluğu da dikkate alınarak TCK’nin 61 ve TCK’nin 3. maddesindeki orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Tarafların karşılıklı olarak birbirlerini yaraladıkları olayda, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunda taraflar arasında farklı beyanlar bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas, 367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde şüpheli kalan bu halin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiğinin belirtilmesi karşısında, sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
c) Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-d-son maddeleri gereğince belirlenen “5 yıl hapis” cezasından TCK’nin 62. maddesine göre (1/6) oranında indirim yapılırken hesaplama hatası yapılarak “4 yıl 2 ay hapis” cezası yerine “4 yıl 6 ay hapis” cezasına hükmedilmesi suretiyle fazla ceza tayini,
d) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince, isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ceza miktarı açısından CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanıkların kazanılmış hakkının dikkate alınmasına,
2) Sanık … hakkında mağdur …’ı kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
a) Tarafların karşılıklı olarak birbirlerini yaraladıkları olayda, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunda taraflar arasında farklı beyanlar bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas, 367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde şüpheli kalan bu halin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiğinin belirtilmesi karşısında, sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
b) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-a-son maddeleri gereğince belirlenen “5 yıl hapis” cezasından TCK’nin 62. maddesine göre (1/6) oranında indirim yapılırken hesaplama hatası yapılarak “4 yıl 2 ay hapis” cezası yerine “4 yıl 6 ay hapis” cezasına hükmedilmesi suretiyle fazla ceza tayini
c) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince, isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 19.06.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.