Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2017/12673 E. 2018/11249 K. 20.06.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/12673
KARAR NO : 2018/11249
KARAR TARİHİ : 20.06.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanıklar … ve … hakkında katılanlar … ve …’e karşı kasten yaralama suçundan kurulan hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlara yönelik sanıklar müdafiin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 gün 2009/13-12 sayılı kararı uyarınca, sanıklar hakkında 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesi gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının, aynı Kanunun 231/12. maddesi uyarınca itirazı kabil olup temyizi mümkün bulunmadığından, itiraz mercii tarafından tetkik edilmek üzere, temyizen incelenmeksizin mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2) Sanık … hakkında katılanlar … ve …’a karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a) Katılanların yaralanmasına ilişkin, Küçükçekmece Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen ve hükme esas alındığı belirtilen adli raporlara göre; sanığın eylemi nedeniyle katılan …’ın yaşamını tehlikeye sokan bir duruma ve hayat fonksiyonlarını ağır 6. derecede etkileyen kemik kırığına neden olacak şekilde yaralandığı; yine katılan …’ın ise yaşamını tehlikeye sokan bir duruma ve hayat fonksiyonlarını orta 2. derecede etkileyen kemik kırığına neden olacak şekilde yaralandığı olayda, birden fazla nitelikli halin ihlali ile atılı suçu işleyen sanık hakkında, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak, 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi gereğince temel cezaya hükmedilirken, TCK’nin 3. maddesindeki orantılılık ilkesi de gözetilerek,
hakkaniyete uygun ve sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması ve katılanların yaralanmalarının yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olduğu da dikkate alınarak, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-d-son maddeleri gereğince hüküm kurulması gerekirken, sanık hakkında TCK’nin 87/1-d-son maddesi uygulanmayarak, sadece TCK’nin 87/3. maddesi gereğince hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini,
b) Sanık hakkında düzenlenen iddianamede yer aldığı halde, 5237 sayılı TCK’nin 25. maddesinin uygulanmaması ihtimaline binaen ek savunma hakkı verilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması,
c) Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas olduğu kabul edilen Küçükçekmece 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.02.2012 tarih ve 2009/562 Esas – 2012/136 Karar sayılı hapis cezasına ilişkin mahkumiyet kararının, suç tarihinden sonra 30.03.2012 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı; bunun yerine sanığın adli sicil kaydında yer alan, Küçükçekmece 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 25.12.2007 tarih ve 2007/738 Esas – 2007/1176 Karar sayılı adli para cezasına ilişkin ilamının tekerrüre esas olduğunun gözetilmemesi,
d) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre de;
e) Adli tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) ila ağır (6) derece şeklinde sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (1/2) oranında artırılmasının öngörülmüş olması karşısında, katılan …’ın adli raporunda vücudundaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin ağır (6.) derece olduğunun belirtilmesine rağmen, TCK’nin 3. maddesine göre orantılılık ilkesine aykırı olarak sanığın cezasında (1/4) oranında artırım yapılması suretiyle eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.06.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.