YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/1269
KARAR NO : 2017/15399
KARAR TARİHİ : 27.11.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece, verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine; Ancak;
1) Olay günü katılanın alkol aldığı, yolda gittiği sırada sanık …’in kullandığı diğer sanık …’ın da bulunduğu aracın katılanın yanına geldiği, katılanın kendi isteği ile araca bindiği, bir süre gittikten sonra sanığın aracı park ettiği, sanık …’in cezaevinde bulunduğu sırada katılanın kendisini ziyarete gelmediğini söyleyerek katılana tokat ve yumrukla vurmaya başladığı, sanık …’ın da katılanın boğazını sıktığı, bu sırada sanık …’ın oturduğu koltuğun altında silah çıkaracağını düşünen katılanın araçtan kendisini atıp kaçmaya çalıştığı, olay yerinin karanlık olması ve katılanın alkollü olmasının da etkisi ile ilköğretim okulunun arkasındaki boşluğa düştüğünün kabul edilmesi karşısında, katılandaki yaralanmanın yüksekten düşme sonucu oluşup oluşmayacağına, sanıkların tokat ve yumrukla vurma, boğazını sıkma şeklindeki eylemleri sonucunda katılandaki yaralanmanın niteliğine ilişkin Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulu’ndan rapor alınması ve sanıkların eylemi ile katılanın yüksekten düşmesi sonucu yaralanması arasında illiyet bağı olup olmadığının tespit edilmesinden sonra, sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, sanıklar hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Sanıkların eylemleri sonucu, katılanın kemik kırığı oluşacak ve yaşamsal tehlike geçirecek şekilde yaralanması nedeniyle kurulan hükümde, sanıkların en ağır olan sonuçtan sorumlu tutulmaları gerektiği gözetilmeden, cezalarından 87/3. maddesine göre arttırım yapılması ve olayda TCK’nin 86/3. maddesinin uygulama yeri olmadığı gözetilmeden, TCK’nin 87/1.son maddesi gereğince sanıkların cezası 5 yıla çıkarılarak fazla ceza tayin edilmesi,
3) Sanıkların, katılanı, silahla yaşamsal tehlike geçirecek ve kemik kırığı oluşmasına neden olacak şekilde kasten yaralama eyleminde, birden fazla nitelikli halin bir arada gerçekleşmesi nazara alınarak, TCK’nin 61. maddesine göre temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
4) Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde belirilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın, sanık müdafiinin ve sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydı ile BOZULMASINA, 27/11/2017 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
(Muhalif)
MUHALEFET ŞERHİ;
Katılanın yargılama sırasındaki sanık …’ın önce tokatla, sonra yumrukla vurduğunu, sanık …’ın arkadan boğazına sarıldığını, sanık …’ın koltuğun altından bir tabanca çıkarttığını, görünce kendini araçtan atıp kaçmaya çalıştığını, Sanık …’ın arkasından ” 7 gün daha buradayım hesaplaşacağız” şeklinde sözler söylediğini, koşarak kaçarken o anda yaklaşık 3 metre kadar yükseklikten bir dere kenarına düştüğünü ve başında kemik kırıkları oluşacak şekilde yaralandığını, Olayın Mehmet Akif Ersoy İlköğretim Okulunun arkasındaki çıkmaz sokakta meydana geldiğini, Okulun arka duvarının dibinde bir uçurum niteliğinde boşluk olduğunu, olay sırasında kaçarken koştuğu için aşağı doğru inerken dengesini kaybedip yuvarlandığında yaralandığını ifade etmesi ve Adli Tıp Kurumu Kartal Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 29.03.2013 tarihli raporunda ; Üsküdar Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 19.11.2012 tarihli 2012/2762 sayılı ön raporunda;Kulakta kanama, şişlik ve kesi, kafada şişlik ve kanama olduğu, yapılan KBB muayenesinde fasial paralizi asimetri saptanmadığı, solda kafa tabanında oksipital kemikte ve temporal kemikte fraktür saptandığı, hasta beyin cerrahi tarafından yatırıldığı bildirildiğine;Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 26.10.2012
tarihli 439219 sayılı raporunda;darp sonrası düşme sonucunda fraktür, epiddural hematom ve pnömosefali mevcut olduğu, sol dış kulak yolunda hemoroji mevcut olduğu bildirildiğine göre;mevcut rapor bulgularına istinaden yaralanmasının kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğunun,kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığının ve Vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin birden fazla kırık olması nedeni ile skorlama yapılarak şahısta saptanan kırıkların müştereken hayat fonksiyonlarını AĞIR(4) derecede etkileyecek nitelikte olduğunun belirtilmesi karşısında mağdurun sanık …’ın önce tokatla, sonra yumrukla vurduğu şeklindeki beyanlarına uygun olarak mağdurda meydana gelebilecek bulguların basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğunun, mağdurun yaşamını tehlikeye sokan ,kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmayan ve Vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin AĞIR(4) derecede etkileyecek nitelikte olmasına neden olan yaralanmaların mağdurun sanık …’ın koltuğun altından bir tabanca çıkarttığını, görünce kendini araçtan atıp kaçmaya çalışırken Sanık …’ın arkasından ” 7 gün daha buradayım hesaplaşacağız” şeklinde sözler söylemesinin etkisiyle koşarak kaçarken yaklaşık 3 metre kadar yükseklikten bir dere kenarına düşmesi sonucunda oluştuğunun aşikar olduğu, bu hususun adli tahkikatla aydınlatılması gerektiği gibi, zaten adli tahkikatla aydınlatılmış olduğu, dolayısıyla bu hususlarda Adli tıp Kurumundan rapor alınmasına gerek bulunmadığı, Yaralama suçunun hareket-sonuç unsuruna gelince sanık …’ın koltuğun altından bir tabanca çıkarttığını, görünce kendini araçtan atıp kaçmaya çalışırken Sanık …’ın arkasından ” 7 gün daha buradayım hesaplaşacağız” şeklinde sözler söylemesinin etkisiyle koşarak kaçarken sanıkların ikisininde mağduru peşinden kovaladıkları gibi bir iddianın olmaması ve dolayısıyla saat 21 sıralarında karanlıkta kaçan mağdurun 3 metrelik yükseklikten aşağıya düşmesine sanıkların kovalayarak neden oldukları gibi bir delil bulunmaması veya araçta bulundukları sırada sanık …’ın önce tokatla, sonra yumrukla vurması, sanık …’ın arkadan boğazına sarılması, sanık …’ın tabanca ile kendisini tehdit etmiş olması dolayısıyla sanıkların mağdura yönelik olarak hayati tehlike geçirecek ve 4. derecede kemik kırığı oluşturacak şekilde yaralamayı düşündükleri , başka bir anlatımla bu ağırlaşmış yaralamayı amaçladıkları net bir şekilde ortaya konulamadığından sanıkların doğrudan kastla cezalandırılması mümkün bulunmadığı, ancak sanıkların gece vakti başkalarının bulunmadığı tenha bir mahalde araç içerisinde dövdükleri mağdurun sanık … silahla tehdidinden de çok etkileneceği ve kendisini korumak için kaçmaya çalışırken ağır bir şekilde yaralanabileceğini öngörebilecek durumda bulunmaları sebebiyle olayımızda ağırlaşan neticeden olası kastla sorumlu tutulmaları gerektiği, sanıkların 4. derece kemik kırığı nedeniyle TCKnun 86/1 maddesi uyarınca alt sınırdan sonucu etkileyecek şekilde aşılarak TCKnun 87/1-d, 21/2 ve 62. maddeleri uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği görüşündeyim.27.11.2017
Yargitay 3.Ceza Dairesi Üyesi
…
(Muhalif)