YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/12947
KARAR NO : 2018/6183
KARAR TARİHİ : 05.04.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet-beraat
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Mağdur …’in temyiz talebinin incelenmesinde;
…’in 24/02/2015 tarihli ifadesinde şikayetçi olmadığını beyan etmesine göre, katılan sıfatı alamayan mağdurun temyiz hakkı bulunmadığından, sanıklar …, …, … ve … hakkındaki hükümlere yönelik temyiz isteminin 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunun 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının incelenmesinde,
5271 sayılı CMK’nin 231/5. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar aynı kanunun 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olup kararın temyiz kabiliyeti olmadığından, itiraz merciince de değerlendirilerek red kararı verildiği anlaşıldığından dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
3-Sanık … hakkında mağdur …’i kasten yaralamaktan verilen hükmün temyizen incelenmesinde,
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine ancak;
a) 5271 sayılı CMK’nin 210/1-1 cümlesi “Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir.” hükmü gereğince … olayın tek tanığı olmasına rağmen kendisi dinlenilmeden karar verilmek suretiyle CMK’nin 210/1 maddesine aykırı davranılması,
b) İlk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunda taraflar arasında farklı beyanlar bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22.10.2002 tarih ve
2002/4-238 Esas-367 Karar sayılı kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu ceza dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde şüpheli kalan bu halin sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasını gerektirdiği halde bu hususun uygulanmaması,
c) Sanığın eylemi nedeniyle mağdurun hayati tehlike geçirecek ve kemik kırığına oluşacak şekilde yaralandığı olayda birden fazla nitelikli halin ihlali ile atılı suçu işleyen sanık hakkında, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak, 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi gereğince temel cezaya hükmedilirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
d) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 Sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi gereğince ceza süresi yönünden kazanılmış hakkı saklı tutulmak suretiyle BOZULMASINA, 05/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.