YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/13192
KARAR NO : 2018/11250
KARAR TARİHİ : 20.06.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık … hakkında mağdurlara ve müştekilere karşı görevi yaptırmamak için direnme ve bu suçun işlenmesi sırasında müşteki …’ya karşı neticesi sebebiyle ağırlaşan kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, sanığın gözaltına alınma ve kelepçe takılma işlemine karşı direndiği sırada, müştekinin parmağının kırılmasına neden olacak şekilde yaraladığı anlaşılmakla, jandarma görevlisi olan müştekiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle yaraladığı da dikkate alınarak, sanık hakkında TCK’nin 86/3-c maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2) Sanık … hakkında mağdurlara ve müştekilere karşı hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın üzerine atılı hakaret suçunu aleni bir ortam olan karakolda ve devamında sokakta işlemesi nedeniyle, sanık hakkında TCK’nin 125/4. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayini ve yine Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de; bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında hüküm kurulurken, 5237 sayılı TCK’nin 125/3-a, 43/2. maddeleri gereğince belirlenen “1 yıl 3 ay” hapis cezası üzerinden, TCK’nin 62. maddesi gereğince (1/6) oranında indirim yapıldığında, sonuç cezanın “1 yıl 15 gün” hapis cezası yerine “1 yıl 2 ay 17 gün” olarak hatalı hesaplanması suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK’un 322. maddesi gereğince, sanık hakkında TCK’nin 62. maddesi uygulanarak sonuç cezanın bulunduğu fıkradan “1 yıl 2 ay 17 gün” ibaresi çıkartılarak yerine “1 yıl 15 gün” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3) Sanık … hakkında müşteki …’a karşı 25.11.2014 tarihinde işlenen mala zarar verme ve gece vakti konut dokulmazlığının ihlali suçları ile 04.12.2014 tarihinde aynı müştekiye karşı işlenen mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın 25.11.2014 tarihinde müşteki …’a karşı mala zarar verme ve konut dokulmazlığının ihlali suçlarını işlediği ve yine 04.12.2014 tarihinde aynı müştekiye karşı mala zarar verme suçunu işlediği, sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme, kamu görevlisine hakaret ve kemik kırığı meydana getirecek şekilde kasten yaralama suçlarının, mala zarar verme suçundan birkaç saat sonra işlendiği de dikkate alındığında, 5271 sayılı CMK’nin 253/3. maddesinin uygulanma koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Sanığın üzerine atılı TCK’nin 151. ve 116/4. maddelerinde düzenlenen mala zarar verme ve gece vakti konut dokunulmazlığının ihlali suçlarının 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesine göre uzlaşma kapsamında kaldığı anlaşılmakla; sanık ile müşteki … arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 20.06.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.