Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2017/13194 E. 2017/14766 K. 15.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/13194
KARAR NO : 2017/14766
KARAR TARİHİ : 15.11.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyetlerine, beraatlerine dair

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanıklar…,…. MERNİS adresi şerhi olmayan adresinde 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre yapılan gerekçeli karar tebliğinin usulüne uygun olmadığı anlaşılmakla sanıklar müdafiinin temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan temyiz incelemesinde:
1) Müşteki ….nin temyiz isteminin incelemesinde;
Müşteki …’nin 06.06.2011 tarihli oturumda kamu davasına katılmak istemediğini beyan ettiği, usulüne uygun katılan sıfatı bulunmadığı, 5271 sayılı CMK’nin 242/1. ve 260/1. maddeleri uyarınca hükmü temyiz hakkı bulunmadığından, müştekinin temyiz isteminin 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2) Sanıklar …,…. hakkında müşteki Erol’u kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
İlk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediği anlaşılmakla, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas – 367 sayılı Kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesi gereğince asgari seviyede haksız tahrik indirimi uygulanması gerekirken, yazılı şekilde (1/2) oranında indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini karşı temyiz olmadığından ve yine Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanıklar müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin isteme uygun olarak ONANMASINA,
3) Sanık … hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükümde suç tarihi itibariyle 5252 sayılı Yasanın 4, 5/2. maddelerine göre hapis cezası yanında tayin olunan temel adli para cezasının 450 Türk Lirası olarak belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde uygulama ile sanığa eksik ceza tayini karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazların reddine, ancak;
Sanık hakkında kurulan hükümde hapis cezası yanında tayin olunan temel adli para cezasına ilişkin olarak, 28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesindeki “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesi gereğince, hüküm fıkrasının 5237 sayılı TCK’nin 52/4. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmından “taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde TCK nun 50/6 maddesi gereğince hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verileceği ve bu kararın derhal infaz edileceğinin İHTARINA” ibaresinin karar metninden çıkarılması suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.