YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/14816
KARAR NO : 2017/16576
KARAR TARİHİ : 13.12.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) 5271 sayılı CMK’nin 232/2-b maddesi gereğince, mağdur … un açık kimlik bilgilerine gerekçeli karar başlığında yer verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Sanığın denetim süresinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle hükmün açıklanmasına karar verilirken açıklanan hükümde, Anayasa’nın 141/3, 5271 sayılı CMK’nin 34. ve 230. maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 05.05.2015 tarih ve 2014/145 Esas sayılı kararı gereğince mahkemenin gerekçeli kararında iddia, savunma, tanık beyanları ve diğer deliller somut olarak açıklanarak suçun öğeleri, kanıtlandığı kabul edilen olaylar denetime elverişli şekilde gösterilerek ve deliller tartışılarak mahkemenin ulaştığı sonuç sanık, mağdur, Cumhuriyet savcısı ve diğer okuyan herkesi tatmin edici olması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve yetersiz gerekçe ile karar verilerek 5271 sayılı CMK’nin 231/11. ve 232/6. maddelerine aykırı davranılması,
3) Sanık hakkında, 16.01.2007 tarih ve 2006/341 Esas – 2007/12 sayılı karar ile 5237 sayılı TCK’nin 86/2, 86/3-a, 29. maddeleri gereğince verilen “1 ay 15 gün” hapis cezasının TCK’nin 51. maddesi gereğince ertelendiği, hükmün sanık tarafından temyizi üzerine CMK’nin 231. maddesi yönünden değerlendirilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulduğu, bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiği, sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle mahkemece açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanmasına karar verilmiş ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 09/02/2016 tarih, 2014/71 Esas – 2016/42 sayılı kararı gereğince, sanığın 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkı nedeniyle hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nin 51. maddesi gereğince ertelenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre;
4) Sanığın üzerine atılı kasten yaralama suçunu, babası olan mağdura karşı silahtan sayılan tahta sandalye ile işlediğinin anlaşılması karşısında, birden fazla nitelikli halin ihlali ile atılı suçu işleyen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi gereğince temel cezaya hükmedilirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
5) Baba oğul olan sanık ve mağdur arasında, olay günü çalan CD’nin değiştirilmesinden çıkan tartışma sırasında, mağdurun, sanığa yumruk atarak ilk haksız hareketi gerçekleştirdiği anlaşılmış ise de; mağdurdan kaynaklanan ve haksız tahrik oluşturan davranışların ulaştığı boyut dikkate alınarak, TCK’nin 29. maddesi gereğince makul bir oranda indirim yapılması gerekirken, daha vahim olaylarda uygulama olanağı bulunan (3/4) oranında indirim yapılması suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,
6) Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ceza miktarı açısından CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 13.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.