YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/14865
KARAR NO : 2018/11126
KARAR TARİHİ : 19.06.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanığın üzerine atılı 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e ve 87/1-c, 87/1-son maddelerinde öngörülen cezanın alt sınırının 5 yıl hapis cezası olması nedeniyle, savunmasının yargılamayı yapan mahkemece alınması gerektiği gözetilmeyerek, savunmasının istinabe yoluyla aldırılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 196/2. maddesine muhalefet edilmesi,
2) Mağdura ait Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 04.03.2010 tarihli raporunda “sağ frontal bölgede 6 cm uzunluğunda skarın sabit eser olduğunun” belirtildiği ancak bu raporun denetime elverişli şekilde tanzim edilmediği gibi içeriği itibariyle yeterli olmadığı ve yine Muğla Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından 15.04.2010 tarihinde düzenlenen raporda yüzde sabit iz konusunda her hangi bir görüş bildirilmediği gözetilerek, mağdurun tüm tedavi evrakları ve kesin ve geçici raporlarının Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesine gönderilerek buradan aldırılacak raporun sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması,
3) Gerekçeli kararın “Delillerin değerlendirilmesi, kabul, gerekçe” bölümünün ilk paragrafında “sanıkların, mağdurun yaralanmasında iştiraki olduğuna dair her türlü şüpheden uzak, somut, yeterli ve her türlü şüpheden uzak inandırıcı delil elde edilemediğinden sanıkların 5271 sayılı CMK’nin 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.” denildikten sonra, ikinci paragrafında “…sanıkların hep birlikte müştekiye saldırdıkları, Ayhan’ın müştekinin boynuna sarılarak onu tuttuğu,…’in elinde bulunan ve ele geçirilemeyen saldırı ve savunmaya elverişli bir alet olan demir terazi ile ,…’ın ise yine ele geçirilemeyen saldırı ve savunmaya elverişli bir alet olan çekiç ile müştekinin yüzüne ve kafasına doğru vurdukları anlaşılmakla;…” denilmek suretiyle hükmün gerekçesinde çelişki yaratılması,
Kabule göre de;
4) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-c-son ve 29 maddeleri gereğince belirlenen “2 yıl 6 hapis” cezasından TCK’nin 62. maddesine göre (1/6) oranında indirim yapılırken hesaplama hatası yapılarak “2 yıl 1 ay hapis” cezası yerine “1 yıl 13 ay hapis” cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini
5) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, ceza miktarı açısından CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış haklarının dikkate alınmasına, 19.06.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.