YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/1527
KARAR NO : 2017/15444
KARAR TARİHİ : 27.11.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
KATILANLAR : …, …
HÜKÜM : Sanık …’ın Münire’yi yaralamadan, sanık …’nin Şahin’i yaralamadan beraatine, sanık …’nin Münire’yi yaralamadan mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Sanık … hakkında Münire’yi yaralamadan, sanık … hakkında Şahin’i yaralamadan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılanlar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin isteme uygun olarak ONANMASINA,
II) Sanık … hakkında Münire’yi yaralamadan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
1) Katılanın arkasından kafasına sert bir cisimle vurulduğunu, tanık Halil’in katılanı kast ederek eşi Şahin’in kafasının kanadığını görünce bayıldığını, katılanın kızı tanık Sinem’in soruşturmada annesinin kapıcının eşi veya oğlu tarafından yola itilerek düşürüldüğünü, yargılamada ise sanık …’nin annesinin kafasına demirle vurduğunu bildirmeleri suretiyle katılan ve tanıkların olayın oluş şekline ilişkin farklı anlatımlarda bulunmaları ve sanığın da suçlamayı kabul etmemesine göre; hangi beyana neden üstünlük tanındığı tartışılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
2) Kabule göre de;
a) Yaralama eylemi neticesinde katılanda kemik kırığı oluşması ve katılanın hayati tehlike geçirmesi karşısında; TCK’nin 86/1. maddesine göre temel hapis cezasının aynı olayda iki nitelikli halin TCK’nin 87/3 ve 87/1-d maddelerinin birleşmesi nedeniyle alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi gerekirken, yazılı şekilde cezanın alt sınırdan belirlenmesi suretiyle sanık hakkında eksik cezaya hükmedilmesi,
b) Sanık ile babası Şaban’ın, bina içerisinde katılanın eşi Şahin ile tartıştıkları, Şahin’in yaralı vaziyette bina dışına çıktığı, bu sırada araç içerisinde bulunan katılanın eşini görmesi üzerine araçtan indiği, katılanın sanığa yönelik tahrik oluşturacak söz ve davranışının bulunmadığı anlaşılmakla; sanık hakkında koşulları oluşmadığı halde TCK’nin 29. maddesindeki haksız tahrik hükmünün uygulanmasına karar verilmesi,
c) Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 27.11.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.