Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2017/15867 E. 2018/11142 K. 19.06.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/15867
KARAR NO : 2018/11142
KARAR TARİHİ : 19.06.2018

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyetlere, hüküm verilmesine yer olmadığına, kamu davalarının düşürülmesine dair
o yer Cumhuriyet savcısı

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Mağdur sanık … müdafiinin sanıklar … ve … ile mağdur … haklarında beraat ve az ceza tayinlerinin kanuna aykırı olduğuna dair temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanık … hakkında mağdur …’a karşı işlediği iddiasıyla herhangi bir suç için açılmış kamu davası bulunmadığı, …’ın da davada mağdur sıfatı ile yer aldığı ve hakkında açılmış bir dava ve tesis edilmiş bir hüküm bulunmadığı, sanık … hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet ve mağdur …’i kasten yaralamaya teşebbüs suçlarından verilen hükümleri ise temyize yetkisi bulunmadığı, yine sanık …’ın mağdur …’e yönelik kasten basit yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmü ile ilgili olarak ise, 06/03/2014 tarihli duruşmada şikayetinden vazgeçen mağdurun katılma hakkının olmadığı, bu nedenle katılan sıfatını almayan mağdur vekilinin temyiz hakkı bulunmadığından, mağdur … vekilinin bu yöndeki tüm temyiz taleplerinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
2) Sanık … hakkında mağdurlar …’ı kasten yaralama, …’ı olası kast ile kasten yaralama ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
3) Sanık … hakkında mağdur …’ı kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Mağdur … hakkında olay tarihinde Alsancak Devlet Hastanesince tanzim edilen 04/07/2013 tarihli genel adli muayene raporunda, mağdurun sol lomber bölgeden ateşli silah girişi, sağ lomber bölgeden çıkış şeklinde yapılan tespit ile sanığın tek kurşun ile yaralandığı sonucuna varılmasına rağmen, İzmir Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 17/07/2013 tarih ve 11470 sayılı adli raporunda ise, BT’de L5 ve S1 seviyesinde spinal kanal içinde kurşun ve S1 corpusunda kurşun olduğu, mağdurun yapılan muayenesinde lomber sağ tarafta ve lomber solda yuvarlak şekilli üzerleri kabuk tutmuş 1 cm çaplı 2 adet silah mermi çekirdeği giriş yaraları olduğu tespitinin yapıldığı, bu haliyle mağdurda ateşli silah ile ilk rapordaki giriş ve çıkış deliği şeklinde belirtilen tek bir yaralanmanın mı, yoksa 2 adet ateşli silah yaralanması mı bulunduğu hususunda mevcut çelişkinin adli raporda açıklanmadığı, yine mağdurda iki adet ateşli silah yaralanması var ise yaralanmaların hangisi ya da hangilerinin göğüs boşluğuna ya da batına nafiz olup, yaralanmalarının hangisi ya da hangilerinin mağdurun yaşamını tehlikeye soktuğu konusunda açıklama yapılmadığı, bu nedenle mağdurun yaralanmalarının ayrı ayrı nitelikleri konusunda ayrıntılı ve kesin raporu alınmaksızın hüküm kurulduğu anlaşıldığından, tüm doktor raporları, tedavi evrakları ve varsa grafilerinin ilgili Adli Tıp Kurumuna gönderilip, mağdurda kaç adet ateşli silah yaralanması olduğu ve her bir yaralanmanın niteliği konusunda duraksamaya yer vermeyecek şekilde kati raporu alındıktan sonra, sanığın eyleminin hayati tehlike geçirecek nitelikte kasten yaralama ya da kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin hukuki durumunun tespit ve tayini gerektiği gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
b) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde belirtilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle, 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı BOZULMASINA,
4) Sanık … hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan verilen hüküm verilmesine yer olmadığına dair karara yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Ruhsatsız silah ile yaptığı atışlar sonucunda mağdur …’ı hayati tehlike geçirecek, mağdur …’ı ise hayati tehlike geçirecek ve orta (3) derecede kemik kırığı oluşacak nitelikte yaralaması nedeniyle, sanığın TCK’nin 44. maddesi uyarınca genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan beraatine karar verilmesi gerekirken, sanık hakkında yazılı şekilde hüküm kurulmasına yer olmadığına dair karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeple, 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı BOZULMASINA, 19.06.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.