YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/16545
KARAR NO : 2018/11737
KARAR TARİHİ : 27.06.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığına ve ceza süresi kadar akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri uygulanmasına dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanığın cezai ehliyet durumu dikkate alınarak, hakkında akıl hastalığı nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 32/2. maddesinin uygulanması karşısında, sanığa istemi aranmaksızın zorunlu bir müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, zorunlu müdafiin yokluğunda savunması alınarak karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK’nin 150/2. maddesine muhalefet edilerek savunma hakkının kısıtlanması,
2) Sanığın cezai ehliyetine ilişkin, hükme esas alınan 06.03.2014 tarihli sağlık kurulu raporunun aslı veya onaylı örneği getirtilmeden, onaysız fotokopi ile yetinilerek karar verilmesi,
3) Akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan sanık hakkında, mahkumiyet hükmü kurulduktan sonra TCK’nin 32/2-son maddesi gereğince, mahkûm olunan ceza süresi aynı olmak koşuluyla, akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak uygulanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, aynı madde gereğince ceza verilmesine yer olmadığına da karar verilerek, hüküm fıkraları arasında çelişkiye neden olunması suretiyle infazda tereddüt yaratılması,
4) Mağdur … hakkında Malatya Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 22.01.2015 tarihli ön raporda, “kişinin sevk edildiği hastaneye ait tüm tıbbi belgeler ve radyolojik incelemelerin radyoloji uzmanı tarafından yorumlarını içerir değerlendirme notlarının gönderilmesi sonrası kati rapor düzenleneceği” belirtildiği halde, mağdurun yaralanmasına ilişkin belirtilen eksiklikler tamamlandıktan sonra, 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerinde belirlenen ölçütlere göre kesin rapor aldırılması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
5) Hükmün 1 numaralı fıkrasında sanık hakkında mağdur …’a yönelik eylemi nedeniyle hüküm kurulduğu anlaşıldığı halde, mağdur adının … olarak hatalı gösterilmesi,
6) Hükmün gerekçe kısmında sanığın, mağdur …’a yönelik eylemini doğrudan kasıtla gerçekleştirdiği kabul edildiği halde, hüküm kurulurken olası kast ile işlediği belirtilerek gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki yaratılması,
7) Tekerrür hükümlerinin sadece kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyet halinde uygulanabileceği gözetilmeden, hükmolunan hapis cezası TCK’nin 32/2. maddesi gereğince, mahkûm olunan ceza süresi aynı olmak koşuluyla, akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak uygulanmasına karar verilen sanık hakkında, TCK’nin 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanması,
8) Sanık hakkında hüküm kurulurken, suçun üstsoya karşı silahla işlenmesi, olası kast ve teşebbüs nedeniyle indirim ve artırım yapıldığı sırada, uygulama maddelerinin gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, o yer Cumhuriyet savcısının mağdur …’ye karşı işlenen suç yönünden aleyhe temyizinin bulunmadığı anlaşılmakla CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 27.06.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.