YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/17709
KARAR NO : 2018/11706
KARAR TARİHİ : 27.06.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyetlerine dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Sanık … hakkında katılan …’ye karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Hükmolunan adli para cezasının tür ve miktarı, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte olup temyiz kabiliyei bulunmadığından sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2)Sanık … hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve katılan …’e karşı kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Kemik kırığına neden olan yaralama eyleminde; 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesine göre belirlenen temel cezanın, TCK’nin 87/3. maddesine göre kemik kırığının hayati fonksiyonlara etkisi nazara alınarak temel cezanın yarısına kadar artırılabileceğine dair düzenleme karşısında, meydana gelen kırığın hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1.) derece olduğu anlaşılmakla, temel cezanın TCK’nin 87/3. maddesine göre (1/6) oranında artırılması orantılı kabul edildiğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Dosya kapsamına göre sanığın eylemini 5237 sayılı TCK’nin 6/1-f-4 maddesi uyarınca silahtan sayılan baston ile gerçekleştirdiği halde, sanık hakkında TCK’nin 86/3-e maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış ve doğru uygulama yapılsa idi suç tarihinde 65 yaşından büyük olan sanık hakkında uzun süreli hapis cezasına hükmedileceğinden 5237 Sayılı TCK’nin 50/3.madde hükmü uyarınca birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi imkan ve kabiliyeti kalmayacağından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin kısmen istem gibi ONANMASINA,
b)Sanık … hakkında katılanlar…’e karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Kemik kırığına neden olan yaralama eyleminde; 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesine göre belirlenen temel cezanın, TCK’nin 87/3. maddesine göre kemik kırığının hayati fonksiyonlara etkisi nazara alınarak temel cezanın yarısına kadar artırılabileceğine dair düzenleme karşısında, meydana gelen kırığın hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1.) derece olduğu anlaşılmakla, temel cezanın TCK’nin 87/3. maddesine göre (1/6) oranında artırılması orantılı kabul edildiğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
1)Sanığın temyiz dilekçesinde psikolojik tedavi gördüğünü beyan etmesi ve dilekçe ekinde bulunan depresif bozukluk nedeniyle askerliğe elverişli olmadığına dair raporu, epikriz raporu ve engelli sağlık kurulu raporu fotokopileri gözetildiğinde, sanığın, 5237 sayılı Kanunun 32/1-2. maddesi uyarınca işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamayadığı, bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığının tespiti için dava dosyası ile birlikte önceki tedavilerine ilişkin raporları da eklenerek Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulundan, tam teşekküllü Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden veya Tıp Fakültelerinin Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlıklarından sağlık kurulu raporu aldırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği,
2)Kabule göre de; Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde belirilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 27.06.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.