Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2017/17917 E. 2018/11686 K. 27.06.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/17917
KARAR NO : 2018/11686
KARAR TARİHİ : 27.06.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyetlerine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık … hakkında hakaret ve direnme suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
5271 sayılı CMK’nin 231/12. maddesi gereğince “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir” hükmü gereğince kararın temyiz kabiliyeti olmadığından ve ancak itiraz yolu açık bulunduğundan itiraz merciince karar verilmek üzere dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
2) Sanık … hakkında hakaret ve direnme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Sanık hakkında direnme suçundan kurulan hükme ilişkin olarak, hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde 5237 sayılı TCK’nin 52/4. maddesi gereğince infazda yetkiyi kısıtlayacak şekilde hapse çevrileceği ihtarı yapılmış ise de; bu husus 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi gereğince infaz aşamasında resen gözetileceğinden bozma nedeni yapılmamış ve tebliğnamenin bu yöndeki düzelterek onama düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçunda temel cezanın doğrudan 5237 sayılı TCK’nin 125/3-a maddesi uyarınca tayini yerine aynı Kanunun 125/1 maddesi ile belirlenip daha sonra arttırım yapılması ve sanığın hakaret suçunu aleni yer olan sokakta ve birden fazla görevliye yönelik işlediği olayda TCK’nin 125/4 ve 43/2 maddeleri ile uygulama yapılması yerine uygulama yeri olmayan TCK’nin 125/5. maddesi yollaması ile hüküm kurulduğunun belirtilmesi sonuca etkili olmadığından ve yine Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık ve müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
3) Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Kamu görevlisi olan mağduru görevi nedeniyle yaralayan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/3-c maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini,
b) Elazığ Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün 25.09.2014 tarih ve 2723 sayılı raporu ile mağdur …’ın yaşamsal tehlike geçirmeksizin orta (2) derecede kemik kırığı oluşur nitelikte yaralandığı belirtilmesine karşın, sanığın TCK’nin 86/1, 86/3-c ve 87/3. maddeleri uyarınca cezalandırılması yerine olayda uygulama yeri bulunmayan TCK’nin 87/1-d maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle fazla ceza tayini,
c) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeple 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.06.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.