YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/17971
KARAR NO : 2017/14787
KARAR TARİHİ : 15.11.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, beraat, mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık … hakkında katılan …’ya karşı kasten yaralama suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara yönelik katılanın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 gün 2009/13-12 sayılı kararı uyarınca, sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesi gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, aynı Kanun’un 231/12. maddesi uyarınca itirazı kabil olup temyizi mümkün bulunmadığı ve katılanın itirazı üzerine Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2014/197 değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddi üzerine kesinleştiği anlaşılmakla, temyizen incelenmeksizin mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE,
2) Sanık … hakkında katılan …’a karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmolunan adli para cezasının tür ve miktarı, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanunun 26. maddesiyle 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğundan, sanığın temyiz isteminin 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
3) Sanık … hakkında katılan …’ya karşı kasten yaralama suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılanın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
4) Sanık … hakkında katılan …’ye karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediği olayda, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas – 367 sayılı kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesi gereğince asgari seviyede (1/4) oranında haksız tahrik indirimi uygulanması gerekirken, yazılı şekilde (1/2) oranında indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerine görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) 5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının sadece kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olduğu gözetilmeden, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hükmolunan kısa süreli hapis cezası, TCK’nin 50/1-a maddesi gereğince takdiren adli para cezasına çevrilen sanık hakkında, hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmesi,
b) 28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesinde; “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde, verilen adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un
321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK’un 322. maddesi gereğince, hükmün TCK’nin 53/1. maddesinin uygulandığı fıkrasının hükümden çıkartılması ve yine taksitlendirmeye ilişkin fıkrasından “ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin” ibaresi çıkartılarak hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15.11.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.