YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/18683
KARAR NO : 2017/15712
KARAR TARİHİ : 29.11.2017
Kasten yaralamaya teşebbüs suçundan sanık …’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-e, 35/2, 29 ve 62/1. maddeleri uyarınca 27 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine dair İzmir 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 09/06/2011 tarihli ve 2010/5 esas, 2011/926 sayılı kararını müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle anılan hükmün açıklanmasına ve sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-e, 35/2, 29 ve 62/1. maddeleri uyarınca 27 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/05/2016 tarihli ve 2016/211-436 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 20.10.2017 tarih ve 2017/5049 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 01.11.2017 tarih ve 2017/61078 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 17/04/2017 tarihli ve 2017/1978-4177 sayılı ilamı ile benzer bir olayda da belirtildiği üzere, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesinde yer alan, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkum olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkum edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, suçun işlendiği tarih itibarıyla adli sicil kaydına göre daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olan sanık hakkında hükmolunan otuz günün altındaki hapis cezasının, anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/05/2016 tarihli ve 2016/211 Esas -2016/436 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesi (d) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA; sanığa hükmedilen 27 gün hapis cezasının TCK’nin 50/1-d bendi gereğince 14 gün süreyle ikamet ettiği mücavir alan sınırları içerisindeki içki servisi yapılan yerlere gitmekten yasaklanma tedbirine çevrilmesine, infazın bu şekilde yapılmasına, hükmün diğer kısımlarının aynen korunmasına, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 29.11.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.