YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/18684
KARAR NO : 2017/15713
KARAR TARİHİ : 29.11.2017
Yaralama suçundan sanık …’nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-a-e, 29, 52 ve 62. maddeleri gereğince 1.500 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Aydın 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 29/11/2013 tarihli ve 2013/722-1606 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle yapılan ihbar üzerine, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-a-e, 52 ve 62. maddeleri gereğince 3.000 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Aydın 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/04/2017 tarihli ve 2016/973 esas, 2017/286 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 24.10.2017 tarih ve 2017/5469 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 01.11.2017 tarih ve 2017/61081 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi sebebiyle yeniden ele alınıp hükmün açıklanmasına karar verildiğinde, aynı Kanun’un 231/11. maddesi hükmü uyarınca önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması, ancak kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumu değerlendirilerek; cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmının infaz edilmemesi ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair cezanın bireyselleştirilmesi hükümlerinin tatbik edilebileceği, bunun dışındaki hususlarda hükmün değiştirilemeyeceği gözetilmeden, denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediği anlaşılan sanık hakkında hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, daha önce uygulanmasına rağmen açıklanan hükümde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 29. maddesinin uygulanmamak suretiyle fazla ceza tayininde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Aydın 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/04/2017 tarihli ve 2016/973 esas, 2017/286 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesinin (d) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, sanığın 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi gereğince 120 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, TCK’nin 86/3-a-e maddeleri gereğince cezasında ½ artırım yapılarak 180 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, TCK’nin 29. maddesi gereğince cezasında ½ indirim yapılarak 90 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, TCK’nin 62/1.maddesi gereğince cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 75 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı kanunun 52/2.maddesi gereğince sanık hakkında belirlenen adli para cezası günlüğü 20 Türk Lirasından çevrilerek ve sonuç olarak 1.500,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, infazın bu şekilde yapılmasına, diğer kısımların aynen bırakılmasına, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 29.11.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.