YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/20618
KARAR NO : 2018/817
KARAR TARİHİ : 23.01.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyetlere, beraatlere dair
vekilleri, suça sürüklenen çocuk müdafii, katılan sanıklar… ve … müdafiileri
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık …’in 02/12/2014 havale tarihli süre tutum temyiz dilekçesinde sanık sıfatıyla temyiz isteminde bulduğu, temyiz isteminin 18/02/2015 tarihli ek karar ile hakkında verilen mahkumiyet hükmünün kesin nitelikte olduğundan bahisle reddedildiği, sanığın bu ek karara yönelik temyiz isteminin bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede;
1) Sanıklar …, …, … ve suça sürüklenen çocuk … haklarında katılan …’e yönelik kasten yaralama suçlarından verilen mahkumiyet hükümleri ile sanık … hakkında katılan …’e yönelik kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanıklar hakkında tayin edilen adli para cezalarının tür ve miktarı itibariyle verilen hükümlerin, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna eklenen geçici 2. madde gereğince kesin nitelikte olup temyizleri mümkün olmadığından, katılan sanık … müdafiinin temyiz isteklerinin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
2) Sanıklar …, …, … ve…. haklarında ulaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulması suçundan verilen beraat kararlarına yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Katılan …’ın muhtar olan sanık … tarafından imzalanmasını istediği bir belgeyi sanığın imzalamak istememesi üzerine aralarında çıkan kavgadan sonra, katılan …’ın park halinde bıraktığı arabasını almak üzere küçük oğlu suça sürüklenen çocuk …’ı gönderdiği, ancak aracın yanında bulunan sanıklar …,…, … ve …’nin aracı …’a vermedikleri, daha sonra …’in aracı almak üzere …’ı gönderdiği, ona da aracı vermedikleri, akabinde ise …’yi gönderdiği, ancak aracı ona da vermedikleri, bu durumun tanıklar … ve …’nin beyanları ile de doğrulandığı, tanık …’in aracı götürmek istediğinde “…’in küçük oğluna hitaben arabanın sol tekerini indirmesini söylediğini ve küçük oğlunun da tekeri indirdiğine” ilişkin beyanının, “aracın sol ön tekerinin havasının inik olduğu ve cant üzerinde bulunan sibobun sert bir cisimle zorlanarak tekerin havasının indirilmiş olabileceğini” belirtir 06/06/2008 tarihli kolluk tutanak içeriği ile de doğrulandığı ve mahkemenin kabulünün de bu yönde olduğu halde, sanıkların üzerlerine atılı sübut bulan ulaşım araçlarının alıkonulması suçundan mahkumiyetleri yerine, yazılı şekilde yanlış ve yetersiz gerekçe ile sanıkların beraatlerine ilişkin karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeple, 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı BOZULMASINA,
3) Suça sürüklenen çocuk … hakkında katılan … …’ı kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde,
Birleşen davada suça sürüklenen çocuk … hakkında kamu davası açılmış olmasına karşın, asıl dava iddianamesi içeriğinde anlatılmadığı görüldüğünden, katılan … …’ı hayati tehlike geçirecek şekilde kasten yaralama suçundan sanıklar … ve … haklarında zamanaşımı süresi içerisinde gerekli soruşturmanın Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yapılıp, kamu davası açılması için yerel mahkemece bildirimde bulunulması mümkün görülmüştür.
Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı katılan … …’ı hayati tehlike geçirir nitelikte kasten yaralanması eylemi nedeniyle hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-d,son ve 31/3. maddeleri uyarınca yapılan yargılama nedeniyle, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-d, 66/2 ve 67/3. maddelerinde belirtilen olağanüstü zamanaşımı süresinin henüz dolmadığının anlaşılması karşısında, tebliğnamenin zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşürülmesine dair bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Katılan … …’ın aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları ile …’ın eline ve sırtına gelecek şekilde sallama tabir edilen bıçakla vurduğunu, …’ın ise ağır darbeyi vuracak şekilde sağ karın boşluğundan kendisini sallamayla yaraladığını, suça sürüklenen çocuk …’ın kendisine kesinlikle vurmadığını ve yaralamadığını beyan ettiği, katılanın bu beyanlarını katılan sanıklar …, … ve …’ın da doğruladığı, tanık…’in de olay sırasında sanık …’in elinde bir bıçak gördüğünü beyan ettiği, bu haliyle suça sürüklenen çocuğun karşılıklı kavgada katılan …’yi bıçakla kasten yaraladığını beyan ederek suçu üstlendiğinin ve üzerine atılı katılan …’yi kasten yaralama suçunu işlemediğinin anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı kasten yaralama suçundan 5271 sayılı CMK’nin 223/2-b maddesi uyarınca beraatine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyetine dair karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılan … vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeple, 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı BOZULMASINA, 23.01.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.