Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2017/20667 E. 2018/6116 K. 04.04.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/20667
KARAR NO : 2018/6116
KARAR TARİHİ : 04.04.2018

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyetlerine dair

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Suça sürüklenen çocuklar hakkında katılanlar … ve …’a karşı kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Hükmolunan adli para cezalarının tür ve miktarı, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte olup temyiz kabiliyetleri bulunmadığından suça sürüklenen çocuklar müdafiinin ve suça sürüklenen çocuk …’nın temyiz isteminin 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2)Suça sürüklenen çocuklar hakkında müşteki …’e karşı kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Suç tarihi itibarıyla suça sürüklenen çocukların 15-18 yaş arasında bulunduğu, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35/1-3 maddesi gereğince sosyal inceleme raporu aldırılması, sosyal inceleme yaptırılmaması halinde ise bunun gerekçesinin kararda gösterilmesi gerektiği belirtilmiş ise de; suça sürüklenen çocukların temyiz inceleme tarihi itibariyle 22-23 yaş aralığında oldukları, belirtilen eksikliğin telafisinin suça sürüklenen çocuğun yaşı itibariyle imkansız bulunduğu ve dosyaya bir katkı sağlamayacağı anlaşıldığından tebliğnamenin (4) nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
a)Kovuşturma aşamasında dinlenmeyen müşteki …’in 04.06.2012 saat 00.10 da hastanede verdiği ifadesinde, münakaşayı ayırırken sol göğsünün altında yanma hissettiğini, kontrol ettiğinde kan geldiğini gördüğünü ve kendisini kimin bıçakladığını görmediğini beyan ettiği halde, saat 01.30 da kendisine suça sürüklenen çocukların fotoğrafları gösterildiğinde suça sürüklenen …’yı kendisini bıçaklayan şahıs olarak
teşhis etmesi, müştekinin vücudunda 1 adet bıçak darbesi bulunması ve diğer katılanların müştekiyi kimin yaraladığına dair açık anlatımlarının bulunmaması karşısında, müştekinin çağrılıp ayrıntılı şekilde dinlenerek teşhis tutanağı ve ifadesi arasındaki çelişkilerin giderilmesine çalışılması, yüzleştirme ya da fotoğraflı teşhis işlemi yaptırılarak sonucuna göresuça sürüklenen çocukların hukuki durumlarının tespiti gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
b)Suça sürüklenen çocuklar müdafii 29.10.2014 tarihli dilekçe ile, mesleki mazeretinden dolayı 30.10.2014 tarihli celseye katılamayacağını ve mazereti konusunda karar verilmesini talep etmiş olmasına karşın, mahkemece bu dilekçe ile ilgili bir değerlendirilme yapılmadan yoklukta karar verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Kabule göre de;
c)Suça sürüklenen çocukların aynı fikir ve eylem birliği içerisinde müştekiyi bıçak ile yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olacak şekilde yaraladıkları olayda; 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e ve 87/1-d-son maddelerinde öngörülen cezanın alt sınırının 5 yıl hapis cezası olması nedeniyle, savunmalarının yargılamayı yapan mahkemece alınması gerektiği gözetilmeyerek istinabe yoluyla aldırılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 196/2. maddesine muhalefet edilmesi,
d)Suça sürüklenen çocukların eylemini bıçak ile gerçekleştirmeleri nedeniyle TCK’nin 86/3-e maddesi uygulanarak TCK’nin 87/1-d-son maddesi uyarınca sonuç cezaların 5 yıla çıkarılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayini,
e)Suça sürüklenen çocuklar hakkında 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesi hükmü gereğince, ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle suça sürüklenen çocukların savunma haklarının kısıtlanması,
f)Suça sürüklenen çocuklar hakkında uygulama yapılırken 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi ile temel cezanın belirlenmesi, ardından artırım maddeleri olan TCK’nin 87/1-d, 87/1-son maddelerinin ayrı ayrı denetime imkan verecek şekilde uygulanması gerekirken, TCK’nin 87/1-d-son maddesi gereğince cezanın doğrudan 3 yıla çıkartılması suretiyle 5237 sayılı TCK’nin 61. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiinin ve suça sürüklenen çocuk …’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca suça sürüklenen çocukların kazanılmış hakları saklı kalmak kaydı ile 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 04/04/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.