Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2017/21124 E. 2018/291 K. 17.01.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/21124
KARAR NO : 2018/291
KARAR TARİHİ : 17.01.2018

İftira ve kasten yaralama suçlarından şüpheliler kimliği meçhul Cumhuriyet savcısı ile … hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 17/03/2015 tarihli ve 2015/6537 soruşturma, 2015/5006 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Ankara Batı 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 28/04/2015 tarihli ve 2015/1349 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 14.02.2017 tarih ve 2017/33 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 28.02.2017 tarih ve 2017/12026 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
6087 sayılı Hakimler Ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanunu’nun 4/1-c maddesinde ter alan “c) Aşağıdaki alt bentlerde belirtilen hakim ve savcılar hariç olmak üzere, hakim ve savcıların görevlerini; kanun, tüzük, yönetmelik ve genelgelere (hakimler için idari nitelikteki genelgelere) uygun olarak yapıp yapmadıklarını denetlemek; görevlerinden dolayı veya görevleri sırasında suç işleyip işlemediklerini, hal ve eylemlerinin sıfat ve görevleri icaplarına uyup uymadığını araştırmak ve gerektiğinde haklarında inceleme ve soruşturma işlemlerini yürütmek.” ve 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun 93. maddesindeki “Hakim ve savcıların kişisel suçları hakkında soruşturma, ilgilinin yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet başsavcısına ve son soruşturma o yer ağır ceza mahkemesine aittir.” şeklindeki düzenlemeler karşısında, kimliği tespit edilemeyen şüpheli Cumhuriyet savcısı hakkında işlediği iddia olunan kişisel suçla ilgili doğrudan verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Ankara Batı 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 28/04/2015 tarihli ve 2015/1349 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4.maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 17.01.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.