YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2314
KARAR NO : 2017/15521
KARAR TARİHİ : 28.11.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
MÜŞTEKİ SANIK : …
HÜKÜM : Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, ceza verilmesine yer olmadığına, mahkumiyete dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2010/9-149, 2010/205 sayılı ve 19.10.2010 günlü kararı doğrultusunda, müşteki …’in 10/10/2014 tarihli duruşmada, sanık …’tan şikayetçi olup, kamu davasına katılmak istediğini beyan etmesine rağmen, katılma konusunda bir karar verilmediği anlaşıldığından, katılma talebinde bulunan ve süresinde temyiz dilekçesi verip kararı temyiz ederek katılma iradesini gösteren müşteki Namık’ın 5271 sayılı CMK’nin 260/1. ve 237/2. maddeleri uyarınca kamu davasına katılma talebinin kabulüne karar verilerek yapılan incelemede,
1) Sanıklar … ve … haklarında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıklar hakkında verilen dava sonuçlandırıcı nitelikte olmayan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlara karşı CMK’nin 231/12. maddesi gereğince itiraz kanun yoluna gidilebilecek olup, 5271 Sayılı CMK’nin 264. maddesine göre de, kanun yolunun ve merciin belirlenmesinde yanılma başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, katılan sanık … ve müdafiinin temyiz istemi itiraz niteliğinde kabul edilerek, itiraz merciince karar verilmek üzere, dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE,
2) Sanıklar … ve … haklarında hakaret suçlarından verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair kararlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan sanık … ve müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
3) Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak,
a) Müşteki Tayfun’un yaralanması ile ilgili olarak Ordu Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin genel cerrahi uzmanı tarafından düzenlenen 03/10/2013 tarihli raporunda; “03/10/2013 tarihinde delici kesici alet yaralanması nedeniyle acil servise getirilen hastanın yapılan muayenesinde, batına nafiz sol üst kadranda bir adet giriş yeri olan delici kesici alet yaralanması mevcut olup, acil olarak ameliyata alınan hastaya diagnostik laparoskopi yapılmış olduğu, mevcut yaralanmanın hayati tehlikeye sebep olup, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceği ve kati hekim raporu olduğu” belirtilmesine rağmen, aynı hastanenin bir başka genel cerrahi uzmanı tarafından düzenlenen 01/11/2013 tarihli raporunda ise; “Delici kesici alet yaralanması olduğu, sol üst kadranda insiyon (umblikus insizyon troker giriş yeri olduğu), hayati tehlikesi bulunmadığı, medikal tedavi ile iyileştiği” şeklinde tespit yapıldığı, bu haliyle müştekinin yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olup olmadığı hususunda raporlar arasında çelişki bulunduğu anlaşıldığından, tüm doktor raporları ve tedavi evraklarının varsa grafilerinin temin edilerek müştekinin ilgili Adli Tıp Kurumuna gönderilip, yaralanmasının niteliği konusunda duraksamaya yer vermeyecek şekilde kati raporu alındıktan sonra, sanığın hukuki durumun tespit ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, yasal ve yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi,
b) Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeple, 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı BOZULMASINA, 28.11.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.