YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2893
KARAR NO : 2017/16554
KARAR TARİHİ : 13.12.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/2, 53/1. maddeleri gereğince kamu davası açıldığı, söz konusu kasten yaralama suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddelerinde yapılan değişiklikten önce de uzlaşma kapsamında bulunduğu, müşteki …’ın soruşturma aşamasında, usulüne uygun şekilde yapılan uzlaşma teklifini kabul etmediği, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce usulüne uygun olarak yapılan uzlaşma tekliflerinin geçerli olduğu ve bu nedenle uzlaşma teklifi yapılmış ve kabul edilmemiş olan dosyalarda yeniden uzlaşma teklifi yapılmasına gerek bulunmadığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki 6 numaralı bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
1) Müşteki …ın Eskişehir 1. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından talimatla alınan 12/07/2013 tarihli beyanında, sanıktan şikayetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini belirttiği halde, 5271 sayılı CMK’nin 238/3. maddesi gereğince katılma istemi hakkında mahkemece bir karar verilmemesi,
2) Sanığın aşamalarda alınan savunmalarında, olay günü müştekinin kendisine küfür ettiğini iddia etmesi, tanık …ın soruşturma aşamasında alınan 07.05.2013 tarihli beyanında, müşteki ile birlikte otobüs yazıhanesinde oturdukları sırada sanığın yanlarına gelerek kendisine arabaya binip gitmeyi teklif ettiğini, kendisinin kabul etmesi üzerine müştekinin, sanığa hakaret etttiğini, sanığın da müştekiyi eliyle iteklediğini belirtmesi karşısında, olayın tek görgü tanığı olan … yargılama aşamasında dinlenilerek, sonucuna göre sanık hakkında TCK’nin 29. maddesi gereğince haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
3) Sanık hakkında kurulan hükmün 6. fıkrasında, TCK’nin 58/6. maddesi uyarınca hükmolunan hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesine rağmen, aynı fıkranın devamında, adli sicil kaydındaki hükümlerin niteliği ve tarihleri gözetilerek TCK’nin 58. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına şeklinde karar verilmesi suretiyle çelişkiye neden olunması,
4) Sanık hakkında kurulan hükümde tekerrüre esas alınan ilam gösterilmemiş ise de; sanığın adli sicil kaydına konu tekerrüre esas nitelikteki tek ilamın Polatlı Asliye Ceza Mahkemesi’nin 28.04.2009 tarih ve 2008/155 Esas – 2009/370 Karar sayılı ilamı olduğu, söz konusu karar ile sanığın 5237 sayılı TCK’nin 151/1. maddesi gereğince mala zarar verme suçundan cezalandırılmasına karar verildiği ancak; 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesi gereğince uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenerek, TCK’nin 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunun da uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla; TCK’nin 2. ve 7. maddeleri de gözetilerek, sanık hakkında tekerrüre esas alınabilecek hükme ilişkin uzlaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı mahkemesinden sorularak, sonucuna göre TCK’nin 58. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
5) Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin ve üst Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 13.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.