YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3062
KARAR NO : 2018/2166
KARAR TARİHİ : 14.02.2018
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyetlerine dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Katılan sanık … müdafiinin gerekçeli temyiz dilekçesi içeriğinden müvekkili hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerini temyiz ettiği katılan sıfatıyla diğer hükümlere yönelik temyizinin bulunmadığı;katılan sanık …’in temyiz dilekçesi içeriğinden hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerini temyiz ettiği katılan sıfatıyla diğer hükümlere yönelik temyizinin bulunmadığı anlaşılmakla, bu kapsamla sınırlı olarak yapılan incelemede;
1)Sanık … hakkında katılanlar …. ve…’a karşı kasten yaralama ile katılan …’ a karşı konut dokunulmazlığını ihlal, sanık … hakkında katılan …’a karşı kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Katılan sanık …’ın çalışmak için İstanbul’a giderken eşi katılan …’yu kayınvalidesine bıraktığını, İstanbul’da bulunduğu sırada katılan sanık …’in eşi tanık ….’nin kendisini telefonla arayarak karısı Banu’nun katılan sanık …’le gezdiğini söylemesinden sonra kayınvalidesinin….’daki evine gittiğinde orada katılan sanık …’le eşi Banu’yu samimi bir şekilde görmesi üzerine, şuurunu kaybettiğini ve psikolojisinin bozulduğunu savunması ve tanık …’nin anlatımlarının savunmayı destekleyici mahiyette bulunması karşısında, katılan sanık … hakkında haksız tahrik hükmünün uygulanma koşulunun gerçekleştiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas-2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık … müdafiinin ve sanık …’in temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin isteme aykırı olarak ONANMASINA,
2)Sanık … hakkında katılanlar Banu ve Hüseyin’e karşı kasten yaralama suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
a)Katılan sanık …’ın çalışmak için İstanbul’a giderken eşi katılan …’yu kayınvalidesine bıraktığını, İstanbul’da bulunduğu sırada katılan sanık …’in eşi tanık Bilge’nin kendisini telefonla arayarak eşi Banu’nun katılan sanık …’le gezdiğini söylemesinden sonra kayınvalidesinin Kırıkkale/Yahşihan’daki evine gittiğinde orada katılan sanık …’le eşi Banu’yu samimi bir şekilde görmesi üzerine, şuurunu kaybettiğini ve psikolojisinin bozulduğunu savunması ve tanık Bilge’nin anlatımlarının savunmayı destekleyici mahiyette bulunması karşısında, sanık … hakkında haksız tahrik hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
b)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde belirilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 14/02/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.