YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3488
KARAR NO : 2017/14885
KARAR TARİHİ : 20.11.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Katılan sanık … müdafiinin 29.04.2014 havale tarihli süre tutum dilekçesi içeriğinden katılan sanık müdafii sıfatıyla temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla, katılan sıfatıyla yaptığı temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Katılan sanık … müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin hükmedilen cezanın tür ve süresine göre, koşulları oluşmadığından 1412 sayılı CMUK’un 318. ve 5271 sayılı CMK’nin 299. maddeleri gereğince REDDİNE,
1) Sanık … hakkında katılan …’a yönelik kasten yaralamaya azmettirme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne, sanıklar Konuray, Görkem ve Volkan hakkında katılan …’e yönelik kasten yaralama suçundan kurulan beraat hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas-2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus sanık … hakkında infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2) Sanık … hakkında katılan …’e yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Sanığın, katılanı hem kemik kırığına hem de yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olacak şekilde kasten yaraladığı olayda; birden fazla nitelikli halin ihlali ile atılı suçu işleyen sanık hakkında, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi gereğince temel cezaya hükmedilirken sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) TCK’nin 29. maddesi, haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimse için verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadar indirim öngördüğü, bu oranlar arasındaki indirimin fiilin işleniş biçimine, sanığın hal ve davranışlarına, katılanın söylediği kabul edilen sözlerin ve eyleminin haksızlık içeriğinin niteliğine, adalet duygularına, tüm dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesi gerektiği nazara alınmadan ve “sanık …’in olayın başlangıcında Engin’e yönelik tutum ve davranışları ve bunun saldırıya dönüşme durumu” şeklindeki soyut gerekçe ile (2/3) oranında haksız tahrik indirimi yapılmak suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,
c) Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas-2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 20.11.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.