Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2017/3497 E. 2018/1139 K. 05.02.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3497
KARAR NO : 2018/1139
KARAR TARİHİ : 05.02.2018

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanığın ve suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine dair

Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık … hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
CMK’nin 231/12. maddesi gereğince “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir” hükmü gereğince kararın temyiz kabiliyeti olmadığından ve ancak itiraz yolu açık bulunduğundan itiraz merciince karar verilmek üzere dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
2) Sanık … ve suça sürüklenen çocuk … hakkında yaralama suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuk …’in yüzüne karşı verilen hükme yönelik hüküm fıkrasında temyiz süresinin ….’in müdafiine hükmün tebliğ edilmesinden itibaren 7 gün olduğu belirtilerek yanılgıya neden olunduğundan; suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
a) Katılanın silahtan sayılan taş ile yaralandığı olayda sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nin 86/3-e maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik cezaya hükmedilmesi,
b) Katılanın müteahhiti olduğu yerden ev alan sanığın katılanın inşaatı bırakıp kaçtığı, kendilerinin inşaatı tamamladığı, buna dair davalarının da bulunduğu, olay günü de katılana ait olduğunu bildiği işyerinde bulunanlara katılanın nerede olduğunu sorduğu, daha sonra katılanın yanlarına gelip saldırdığına dair savunmasına göre; sanık ve oğlu olan suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nin 29. maddesindeki haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
c) Suça sürüklenen çocuğun soruşturma aşamasındaki beyanında Bakırköy’de bir ay kadar psikolojik tedavi gördüğünü bildirmesi karşısında; suç tarihi itibariyle TCK’nin 32. maddesi gereğince, akıl hastalığının bulunup bulunmadığı ve akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığına ilişkin raporu alındıktan sonra, sonucuna göre; suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve suça sürüklenen çocuk müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, CMUK’un 326/son maddesine göre kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla, hükümlerin bu nedenlerden dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 05.02.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.