YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/4836
KARAR NO : 2017/15789
KARAR TARİHİ : 30.11.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanığın hakaret suçu yönünden kurulun hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmolunan adli para cezasının tür ve miktarı, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesiyle 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğundan, sanığın temyiz isteminin 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2) Sanığın yaralama suçu yönünden kurulun hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Sanığın olay tarihi itibariyle 5188 sayılı Kanun 3,11,12,13. maddeleri anlamında özel güvenlik görevlisi olup olmadığı Valilik makamından sorularak kesin bir biçimde tespit edilmeksizin, eksik inceleme ile hüküm kurulmak suretiyle sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/3-d maddesi uygulanarak fazla ceza tayini,
b) Olay yerinde özel güvenlik görevlisi olarak çalışan sanığın, müşteki ve dosya kapsamında sanık olarak yargılanan kardeşinin seyahat firmasında gişe görevlisi olarak çalışan şahıs ile tartıştığı sırada güvenlik görevlisi olması nedeniyle olaya müdahale ettiği, bunun üzerine müştekinin sanığa kafa attığı, bunun kamera görüntüleri ve tanık beyanları ile doğrulandığı, sonrasında tarafların görüntüden çıktığı ve sanığın bu aşamada müştekiyi yaraladığının anlaşılması karşısında, sanığın sahip olduğu nüfuzu ne şekilde kötüye kullanarak kasten yaralama suçunu işlediği denetime imkan verecek şekilde tartışılmadan, eksik inceleme ile sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/3-d maddesi uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini,
c) Sanığın, müşteki ve dosya kapsamında sanık sıfatıyla yargılanan kardeşinin seyahat firmasında gişe görevlisi olarak çalışan şahıs ile tartıştığı, bunun üzerine güvenlik görevlisi olması nedeniyle olaya müdahale ettiği sırada müştekinin sanığa kafa attığı, bunun kamera görüntüleri ve tanık beyanları ile doğrulandığı, sonrasında sanığın müştekiyi yaraladığı anlaşıldığına göre, 5237 Sayılı TCK’nin 29. maddesinde yazılı haksız tahrik hükümlerinin karar yerinde tartışılmaması,
d) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 30.11.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.