YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/5186
KARAR NO : 2018/6683
KARAR TARİHİ : 12.04.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanıklar hakkında katılanlara karşı kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik, katılanlar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Katılanlar vekilinin yüzüne karşı verilen hükümleri, CMUK’un 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 23.01.2015 tarihinde temyiz etmesi nedeniyle, katılanlar vekilinin temyiz isteminin 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2) Sanıklar hakkında katılan …’e karşı kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafiin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıkların üzerlerine atılı suçları, uzlaşmaya tabi olmayan kemik kırığı meydana getirecek şekilde kasten yaralama suçu ile birlikte işlemeleri nedeniyle, 5271 sayılı CMK’nin 253/3. maddesinin son cümlesi gereğince uzlaşma hükümlerinin uygulanması mümkün olmadığından, tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanıklar müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
3) Sanıklar hakkında katılan …’ye karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafiin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Adli tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) ila ağır (6) derece şeklinde sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (1/2) oranında artırılmasının öngörülmüş olması karşısında, katılan hakkında Bakırköy Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen adli raporda, vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1.) derece olduğunun belirtilmesine rağmen, TCK’nin 3. maddesine göre orantılılık ilkesine aykırı olarak sanığın cezasında (1/3) oranında artırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini,
b) Sanıklar hakkında hüküm kurulurken, 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 87/3, 29. maddeleri gereğince belirlenen “1 yıl” hapis cezası üzerinden TCK’nin 62. maddesi gereğince (1/6) oranında indirim yapıldığında, sonuç cezanın “10 ay” yerine “7 ay 15 gün” olarak hatalı hesaplanması suretiyle eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ceza miktarı açısından CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanıkların kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, sanıkların, katılan …’e karşı eylemlerinden kurulan hükümler yönünden oy çokluğuyla, diğer hükümler yönünden oy birliğiyle 12.04.2018 gününde karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
5271 sayılı CMK’nin 253/3. maddesinin 2. cümlesine göre; “Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki hükmünün aynı mağdura yönelik işlenen suçlarda uygulama imkanının bulunduğu, CMK’nin 253/7. maddesi ve 255. maddesi de dikkate alındığında; farklı mağdura yönelik işlenen suçlarda uygulama imkanı bulunmadığından, yani uzlaşma kapsamında olan bir suç ile uzlaşma kapsamında olmayan suç farklı mağdurlara karşı işlenmiş ise; uzlaşma kapsamında olan suçtan sanığın uzlaştırma kurumundan yararlanması gerektiği, bunu yasaklayan bir hükmün olmadığı, olayımızda da sanıkların katılan …’e yönelik eylemlerinin uzlaşma kapsamında bulunması karşısında, sanıklar ile katılan … arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri ve 5237 sayılı TCK’nin 7/2. maddesi gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması gerektiğinden, katılan …’e karşı işlenen basit yaralama ve mala zarar verme suçları yönünden “hükmün bozulması”na karar verilmesi gerekirken onama kararı veren sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.