YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/6001
KARAR NO : 2018/1032
KARAR TARİHİ : 25.01.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık hakkında, denetim süresinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle hükmün açıklanmasına karar verilirken 5271 sayılı CMK’nin 195/1. maddesine göre sanığa yokluğunda karar verilebileceği ihtarını içeren usulüne uygun meşruhatlı davetiye çıkarılarak duruşmaya çağrılması gerekirken, usulüne uygun olmayan davetiye ile yetinilmesi suretiyle CMK’nin 231/11. maddesi gereği hükmün açıklanmasına karar verilerek, sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
2) 5271 sayılı CMK’nin 231/11. maddesine göre denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işleyen sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nin 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesi,
3) Adli tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) ila ağır (6) derece şeklinde sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (1/2) oranında artırılmasının öngörülmüş olması karşısında, mağdur hakkında … Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 17.06.2010 tarihli adli raporunda, vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (2.) derece olduğunun belirtilmesine rağmen, TCK’nin 3. maddesine göre orantılılık ilkesine aykırı olarak sanığın cezasında (1/3) oranında artırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini,
Kabule göre de;
4) Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararda, sanık hakkında TCK’nin 62. maddesinin uygulanmama nedeni tartışılmadığı halde, hükmü açıklayan mahkemece, duruşmada hazır edilmeyen sanık hakkında, Sanığın duruşmalardaki hal ve tavırları dikkate alındığında herhangi bir pişmanlık duyduğu yönünde mahkemede kanaat hasıl olmadığından …. şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle TCK’nin 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 1412 Sayılı CMUK’un 326/son maddesi gereği sanığın kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı BOZULMASINA, 25.01.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.