YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/6346
KARAR NO : 2017/15340
KARAR TARİHİ : 23.11.2017
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇA SÜRÜKLENEN
ÇOCUK : …
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine ancak;
1) Suça sürüklenen çocuğun adli sicil kaydında yer alan ilamlardan Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 20.12.2016 tarihli 2015/1423 Esas 2016/1395 Karar sayılı ilamında sanık hakkında 5237 sayılı TCK.’nin 32/1. maddesinin uygulandığı anlaşılmakla, sanığın kendisine ait tüm raporlar ile birlikte Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesine veya en yakın Akıl ve Ruh Sağlığı Hastalıkları Hastanesine veya Üniversite Hastaneleri Sağlık Kuruluna sevk edilerek 5237 sayılı TCK’nin 32/1-2. maddesi kapsamında ceza ehliyetine ilişkin raporu alınarak sonucuna göre hukuki durumunun tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Hükmün açıklanmasına neden olan kasıtlı suçun, TCK’nin 86/2, 86/3.c, 86/2, 3.e, 35 ve 125/1, 125/3.a maddesi uyarınca hükmolunan silahla basit kasten yaralamaya teşebbüs, kamu görevlisini basit kasten yaralama ve kamu görevlisine hakaret suçları olması, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma kapsamına alınmış olması gözetilerek, uzlaştırma bürosuna gönderilerek, suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması karşısında, anılan hükümler yönünden uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, suça sürüklenen çocuğun denetim süresinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkum olup olmadığı da tespit edilip sonucuna göre, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre;
3) Kemik kırığına neden olan yaralama eyleminde; meydana gelen kırığın hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1.) derecede olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nin 87/3 maddesine göre kırığın hayat fonksiyonlarını etkileme derecesi ve TCK’nin 3. maddesi uyarınca orantılılık ilkesi dikkate alınarak sanığın cezasında asgari seviyede arttırım yapılması gerekirken (1/4) oranında arttırım yapılmak suretiyle fazla ceza tayini,
4) Karşılıklı kavga şeklinde gerçekleşen olayda, olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tespitine çalışılması; bunun mümkün olmaması halinde Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas – 367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Daireleri’nin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde, sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesindeki haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı BOZULMASINA, 23/11/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.