YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/6475
KARAR NO : 2017/15642
KARAR TARİHİ : 29.11.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
KATILAN SANIKLAR : …, …
HÜKÜMLER : Mahkumiyetlerine, ceza verilmesine yer olmadığına dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanıklar Ömer, Yusuf, Mehmet, Ramazan ve Ayhan hakkında basit yaralama suçundan kurulan hükümlere yönelen temyiz istemlerinin 28.04.2016 tarih ve 2015/590 (E) ve 2016/110 (K) sayılı Ek Karar ile reddine karar verilerek usulüne uygun olarak sanıklara tebliğ edilmesine karşın ek karara yönelik bir temyizin bulunmadığı ve sanık …’ın ek karara yönelen temyiz isteminden 03.05.2016 tarihli dilekçesi ile vazgeçtiği belirlenerek yapılan temyiz incelemesinde;
1) Katılan … vekilinin sanıklar Ömer, Yusuf, ve Mehmet hakkında kasten yaralama suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Sanıklar hakkında tayin olunan cezanın, karar tarihindeki miktar ve türü itibariyle hükümlerin, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna eklenen geçici 2. madde uyarınca kesin nitelikte olup temyizinin mümkün olmadığı, bu nedenle temyiz isteminin reddine ilişkin 28.04.2016 tarihli ek kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından katılan … vekilinin bu karara yönelik itirazlarının reddine ve redde ilişkin ek kararın ONANMASINA,
2) Sanık …’in katılanlar Ömer ve Mehmet’i kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükümleri ve sanıklar Ömer ve Fasih hakkında hakaret suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığı kararına yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine ilişkin olarak Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan sanık …, katılan sanık … müdafii ve katılan …’in temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin isteme uygun olarak ONANMASINA,
3) Sanık …’ın katılan …’i kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Oluşa ve dosya içeriğine göre, aynı ceza infaz kurumunda kalmakta olan sanık ve katılanın dahil olduğu iki grup arasında suç tarihi öncesinde de karşılıklı haksız fiillerin cari olduğunun ve suç tarihinde yine karşılıklı kavga şeklinde cereyan eden olayı ilk olarak hangi tarafın başlattığı hususunda kesin bir kanaate varılamamasının mahkemece kabul edilmiş olmasına karşın, kavgaya karışan tüm taraflar hakkında uygulandığı halde sanık yararına da 5237 sayılı TCK’nin 29.maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiği halde dosya kapsamı ile uygun düşmeyen gerekçeyle uygulanmamasına karar verilmesi,
b) Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın ve katılan …’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.