YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/6738
KARAR NO : 2018/1111
KARAR TARİHİ : 05.02.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanıklar … ve….’nin mahkumiyetine, ….’ın beraatine dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçesinin içeriğine göre yaralama suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminde bulunduğu, tehdit ve hakaret suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz isteminde bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
1) Katılanın “sol bacak lateralinde dizden 20 cm yukarıda 2 cmlik kesi, kanama, hayati tehlikesi vardır, btm ile düzelmez, kesin rapor ilgili hekimce verilecektir.” şeklindeki olay tarihli geçici adli raporundaki bulgulara göre; katılana ait tüm tedavi evraklarının temin edilip gönderilmek suretiyle, katılanın ne şekilde hayati tehlike geçirdiği hususunda Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nden veya uzman hekimden kesin adli rapor alınmadan eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Kabule göre de;
a) Sanık …’nin tutup diğer sanık …’ın katılanı bıçakladığının kabul edilmesine göre; sanıkların fikir, irade ve eylem birliği içerisinde fiil üzerinde hakimiyet kurarak suçu doğrudan doğruya birlikte işledikleri halde, sanık … hakkında TCK’nin 37/1. maddesinin uygulanması yerine 39/1. maddesi uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini,
b) Ceza Genel Kurulu’nun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238-367 sayılı kararı gözetilerek, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının tespitine çalışılıp sonucuna göre sanıklar lehine TCK’nin 29. maddesindeki haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
c) Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas 2015/85 Karar sayılı kararı ile TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanıkları hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3) Sanık …’ın katılanı kendisinin yaraladığını bildirdiği, katılanın kardeşi …..’nın da soruşturmadaki beyanında bu hususu doğruladığı halde; tanık …..’nın yargılamada soruşturmadaki beyanından farklı anlatımları arasındaki çelişkinin giderilmesi ile katılan, sanıklar ve tanıkların hangi beyanlarına neden üstünlük tanındığını tartışılarak sonucuna göre sanık …’ın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …. ve …. ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 05.02.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.