YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/7144
KARAR NO : 2018/2038
KARAR TARİHİ : 13.02.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık hakkında katılan …’a karşı mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli ve E.2014/140 – K.2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2) Sanık hakkında katılan …’a karşı yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Sanığın, katılanı hayati tehlike geçirecek, kemik kırığına neden olacak ve organlarından birinin işlevinin sürekli yitirilmesine neden olacak şekilde yaralaması karşısında, birden fazla nitelikli hal ihlal ederek eylemini gerçekleştiren sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılması gerekirken, yazılı şekilde cezanın alt sınırdan belirlenmesi suretiyle sanık hakkında eksik cezaya hükmedilmesi,
b) 5237 sayılı TCK’nin 53/6. maddesindeki sürücü belgesinin geri alınması güvenlik tedbirinin taksirli suçlardan mahkumiyet halinde uygulanabileceği gözetilmeksizin, kasıtlı suçtan mahkumiyetine karar verilen sanığın sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmek suretiyle 5237 sayılı TCK’nin 53/6. maddesine aykırı davranılması,
c) Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli ve E.2014/140 – K.2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13/02/2018 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
CMK’nin 253/3. maddesinin 2. cümlesine göre; “Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması halinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki hükmünün aynı mağdura yönelik işlenen suçlarda uygulama imkanının bulunduğu, CMK’nin 253/7. maddesi ve 255. maddesi de dikkate alındığında; farklı mağdura yönelik işlenen suçlarda uygulama imkanı bulunmadığından, yani uzlaşma kapsamında olan bir suç ile uzlaşma kapsamında olmayan suç farklı mağdurlara karşı işlenmiş ise; uzlaşma kapsamında olan suçtan sanığın uzlaştırma kurumundan yararlanması gerektiği, bunu yasaklayan bir hükmün olmadığı, olayımızda da mala zarar verme suçunun mağdurunun, araç sahibi olan ve katılan sıfatını alan …’a karşı olması karşısında, sanıkla ilgili olarak mağdur …….’a karşı işlediği mala zarar verme suçu uzlaşma kapsamına girdiğinden, sanık ile mağdur arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması gerektiğinden, bu nedenle “hükmün bozulması” gerekirken, onama kararı veren sayın çoğunluğun kararına muhalifiz.