YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/8258
KARAR NO : 2018/4209
KARAR TARİHİ : 12.03.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyet hükmü olduğu halde, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58/6. maddesi gereğince tayin olunan cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1) Sanık hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas-2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2) Sanık hakkında katılanlar … ve …’na yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a) Katılan … hakkında düzenlenen … Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nün 10.04.2013 tarihli raporunda, katılanın yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olmadığının ve ayrıca duyularından veya organlarından birinin işlevininin sürekli zayıflamasına veya yitirilmesine neden olup olmadığı açısından değerlendirme yapılabilmesi için şahsın olay tarihinden 6 (altı) ay sonra muayene edilmek üzere şube müdürlüğüne gönderilmesi gerektiğinin belirtildiği, …Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı’nın 16.04.2013 tarihli raporunda ise, katılanın yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olduğunun ve duyularından veya organlarından birinin işlevininin sürekli zayıflamasına veya yitirilmesine sebep olup olmadığının olay tarihinden 18 ay sonra yapılacak muayene ile anlaşılabileceğinin belirtildiği, katılanın yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olup olmadığı hususunda raporlar arasında çelişki bulunduğu ve …Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı’nın 16.04.2013 tarihli raporunda, katılanın yaşamını tehlikeye sokan hususun denetime olanak verecek şekilde belirtilmediği ve katılanın yaralanmasının duyularından veya organlarından birinin işlevininin sürekli zayıflamasına veya yitirilmesine neden olup olmadığı yönünde rapor aldırılmadığı anlaşılmakla, katılanın tüm tedavi evrakları, geçici ve kati raporları temin edilip, katılanın sevki ile Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Dairesinden katılanın yaralanmasının niteliği hususunda ayrıntılı rapor aldırılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Katılan … hakkında düzenlenen … Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı’nın 20.05.2013 tarihli raporunda, katılanın yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olacak şekilde yaralandığının belirtildiği ancak katılanın yaşamını tehlikeye sokan hususun denetime olanak verecek şekilde raporda açıkça belirtilmediği anlaşılmakla, katılana ait tüm tedavi evrakları, geçici ve kati raporlar temin edilip, Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Dairesinden katılanın yaralanmasının niteliği hususunda ayrıntılı rapor aldırılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
c) Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas-2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 12.03.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.