Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2017/8271 E. 2018/4254 K. 12.03.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/8271
KARAR NO : 2018/4254
KARAR TARİHİ : 12.03.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Hükmün açıklanması sureti ile mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuğun hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına neden olan, Yalova 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/83 Esas, 2014/288 Karar sayılı ilamının kesinleştiği, bu ilamdaki hukuka aykırılık olup olmadığının Yalova 1. Asliye Ceza Mahkemesince değerlendiremeyeceği, bu ilam dışında Yalova 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/313 Esas, 2015/630 Karar sayılı ilamında da denetim süresi içerisinde, 13.06.2013 tarihinde kilitlenmek sureti ile muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık suçunu işlediği, hakkında 2 yıl hapis cezasına hükmedildiği ve hükmün 16.10.2015’te kesinleştiği anlaşıldığından, tebliğnamenin bir numaralı bozma düşüncesine,
Suça sürüklenen çocuğun, annesi olan mağdura yönelik 04.04.2014 tarihinde işlediği incelemeye konu eylemine ilişkin, mağdur hakkında düzenlenen … Devlet Hastanesinin 04.04.2011 tarih, … protokol no’lu raporunda, nazal fraktür tespit edildiği ve kati raporun KBB uzmanı tarafından verileceğinin belirtildiği, aynı hastanenin 05.04.2011 tarih, … kayıt nolu KBB uzmanınca düzenlenen raporunda non deplase fraktürün mevcut olduğu ve hayati fonksiyonlarına etkisinin hafif olduğunun belirtilmiş olması karşısında tebliğnamenin 3 numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1) Sanığın denetim süresinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle hükmün açıklanmasına karar verilirken açıklanan hükümde, Anayasanın 141/3, 5271 sayılı CMK’nin 34 ve 230. maddeleri ile Ceza Genel Kurulunun 05/05/2015 tarih ve 2014/145 Esas sayılı kararı gereğince mahkemenin gerekçeli kararında iddia, savunma, tanık beyanları ve diğer deliller somut olarak açıklanarak suçun öğeleri, kanıtlandığı kabul edilen olaylar denetime elverişli şekilde gösterilerek ve deliller tartışılarak, mahkemenin ulaştığı sonucun sanık, mağdur, Cumhuriyet savcısı ve diğer okuyan herkesi tatmin edici nitelikte olması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve yetersiz gerekçe ile karar verilerek, 5271 sayılı CMK’nin 231/11. ve 232/6. maddelerine aykırı davranılması,
2)Suça sürüklenen çocuğun annesi olan mağdur …’nın soruşturma aşamasında alınan ifadesinde, oğlunun sinirsel hastalığı olduğunu, ancak bu hususta alınmış raporunun bulunmadığını, sinirsel hastalığı nedeniyle sürekli kendisi ile kavga ettiğini, kendisine şiddet uyguladığını beyan etmesi, suça sürüklenen çocuk hakkında sosyal araştırma raporunda yine …’nın beyanına göre, suça sürüklenen çocuk …’ı… Devlet Hastanesi Psikiyatri Bölümüne götürdüğü, doktor … Hanım’ın muayene ettiği, ilaç yazdığı, …’ın ilaçları kullandığı, sonrasında bir daha doktora gitmek istemediği, ayrıca…’ı daha önce rehberlik ve araştırma merkezine götürdüğü, burada yapılan testler sonucunda …’ın zeka yaşının 8 yaşındaki çocuklarla aynı çıktığına ilişkin beyanı karşısında; suça sürüklenen çocuğun suç tarihi itibariyle ve halen TCK’nin 32. maddesi kapsamında cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığı konusunda Adli Tıp ilgili İhtisas Kurulundan, tam teşekküllü Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi veya üniversite hastanelerinin Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı sağlık kurullarından raporu alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3) Adli Tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) ile ağır (6) derece şeklinde sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK’nin 87/3.maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla 1/2 oranında artırılmasının öngörülmesine göre, mağdurun adli raporunda vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) derece olduğunun belirtilmesine rağmen, TCK’nin 3. maddesine göre orantılılık ilkesine aykırı olarak 1/4 oranında artırım yapılması suretiyle, suça sürüklenen çocuk hakkında fazla ceza tayin edilmesi,
4) 5237 sayılı TCK’nin 53/4. maddesi gereğince aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hak yoksunluklarının suça sürüklenen çocuk hakkında uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun BOZULMASINA, 12/03/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.