Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2017/8770 E. 2018/4437 K. 14.03.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/8770
KARAR NO : 2018/4437
KARAR TARİHİ : 14.03.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyetlerine dair

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Katılan vekili, sanık ve suça sürüklenen çocukların temyiz dilekçelerinden temyiz itirazlarının kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik olduğu anlaşılarak bu kapsamla sınırlı olarak yapılan incelemede;
1) Suça sürüklenen çocuk … hükümden sonra verdiği dilekçede sanık …’nın haksız yere ceza almasını vicdani olarak dayanamadığından itiraf dilekçesi verdiğini, olaya karışan …olduğu halde sanık …’nın adının olaya karıştırıldığını, yüzleştirme yapılmadığından bu durumun şimdiye kadar anlaşılmadığını beyan etmesi karşısında, adı geçenin beyanı doğrultusunda gerekli araştırma yapılarak, sonucuna göre sanık …’nın hukuki durumunun tayin ve takdiri lüzumu,
2)İddianamelerde sanığın ve suça sürüklenen çocukların üç farklı müştekiye karşı silahla basit kasten yaralama suçlarını işlediklerinin iddia edilmesine rağmen, sevk maddelerinin sanık ve suça sürüklenen çocuklar için üçer kez uygulanması yönünde açıklık bulunmadığının anlaşılması karşısında, TCK’nin 86/2,86/3-e maddelerinin üçer kez uygulanması ihtimaline binaen, sanığa ve suça sürüklenen çocuklara ek savunma hakkı verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurularak 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesine aykırı davranılması,
3) 5237 sayılı TCK’nin 62. maddesinde yazılı sanığın ve suça sürüklenen çocukların geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sırasındaki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki etkileri gibi hususlar tartışılmadan, “ soruşturma ve kovuşturma aşamasında suçunu inkara yönelmesi dikkate alınarak” gerekçe gösterilerek yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile haklarında TCK’nin 62. maddesinin uygulanmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın, suça sürüklenen çocukların ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 14/03/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.