Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2017/9194 E. 2018/4911 K. 20.03.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/9194
KARAR NO : 2018/4911
KARAR TARİHİ : 20.03.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Yargı çevresi içinde başka suçtan hükümlü olan sanığın duruşmaya getirtilmeden yokluğunda karar verilmek suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 196/5 maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması,
2) Mağdur ve sanığın karşılıklı olarak birbirlerini yaraladıkları olayda, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunda taraflar arasında farklı beyanlar bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas, 367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde şüpheli kalan bu halin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiğinin belirtilmesi karşısında, sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Kabule göre de;
3)Sanığın mağduru yaralamasında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama niteliğindeki “yüzde sabit iz”in Adli Tıp kriterleri ve Dairemiz uygulamalarına göre basit tıbbi müdahale ile giderilmesi mümkün bulunmadığı gözetilip, temel cezanın 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca tayin olunması gerekirken yazılı şekilde TCK’nin 86/2 maddesi uyarınca tayin edilmesi,
4)Sanığın eylemini 5237 sayılı TCK’nin 6/1-f.4 maddesine göre silahtan sayılan kask ile vurarak gerçekleştirdiğinin tüm dosya kapsamından anlaşılması karşısında sanığın cezasında 5237 sayılı TCK’nin 86/3-e maddesine göre arttırım yapılmayarak eksik ceza tayin edilmesi,
5)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, ceza miktarı açısından CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 20.03.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.