YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/9442
KARAR NO : 2018/3666
KARAR TARİHİ : 05.03.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanığın yaralama suçundan mahkumiyetine, konut dokunulmazlığını ihlalden beraatine dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Katılan vekilinin temyiz dilekçesinin içeriğine göre; sanık hakkında konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan verilen beraat hükmünü temyiz ettiği, yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmü ile hakaret suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
1) Sanığın suçlamayı inkar ederek olay günü işyerinde olduğunu savunduğu, yaralama suçundan katılanın beyanlarına itibar edilerek sanığın cezalandırıldığı, konut dokunulmazlığını ihlal suçundan ise katılanın beyanlarına itibar edilmeyerek sanığın beraatine karar verildiği, yargılama sırasında sanığın telefon görüşme kayıtlarından TİB’den istenilmesinin talep edildiği halde bu talebinin reddine karar verilerek yaralamadan mahkum edilen sanığın yaralama kabulü ile çelişkili olacak şekilde konut dokunulmazlığını ihlal suçundan beraatine karar verildiği anlaşılmakla; sanığın olay tarihinde kullandığı telefon numarasının tespit edilmesinin ardından TİB’e yazı yazılarak tespit edilen telefon numarası ile olay gün ve saatinde yapılan görüşmelerin baz istasyonlarına ait listenin getirtilmesinden sonra her iki suç yönünden sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
2) Yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden kabule göre de;
Sanığın tekerrür esas sabıkası olduğu halde sanık hakkında TCK’nin 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
a) Adli Tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) ila ağır (6) derece şeklinde sınıflandırılması ve TCK’nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla 1/2 oranında artırılması öngörülmüş olması karşısında, mağdurun adli raporunda vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (2) derece olduğunun belirtilmesine rağmen, TCK’nin 3. maddesine göre orantılılık ilkesine aykırı olarak sanığın cezasından 1/3 oranında fazla artırım yapılması suretiyle sanığa fazla ceza verilmesi,
b) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas 2015/85 Karar sayılı kararı ile TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 05.03.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.