YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/9891
KARAR NO : 2018/5525
KARAR TARİHİ : 27.03.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanıkların mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık … hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi neticesinde;
Sanığın yokluğunda verilen ve usulüne uygun şekilde 16/02/2015 tarihinde tebliğ edilen hükme karşı 1412 sayılı CMUK’un 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süre geçtikten sonra, 24/02/2015 tarihinde temyiz başvurusunda bulunduğu, temyiz itirazlarının vasfa yönelik olmadığı ayrıca mahkemesince 27/03/2015 tarihli ek karar ile temyiz isteminin reddedildiği ve sanığa tebliğ edilmesine rağmen, bu ek kararın temyiz edilmediği anlaşılmakla, dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2) Sanıklar … hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi neticesinde;
Sanıkların mahkumiyetlerine yönelik temyiz itirazlarının, mahkemesince 19/02/2015 tarihli ek karar ile reddedildiği ve sanıklara tebliğ edilmesine rağmen, bu ek kararın temyiz edilmediği anlaşılmakla, dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
3) Sanık … hakkında kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi neticesinde;
Sanık müdafiinin, mezkur mahkumiyetlere yönelik temyiz itirazlarının, mahkemesince 19/02/2015 tarihli ek karar ile reddedildiği ve sanık müdafiine tebliğ edilmesine rağmen, bu ek kararın temyiz edilmediği anlaşılmakla, dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
4) Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminin reddine dair ek karara karşı temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık hakkında hükmolunan adli para cezalarının 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğundan bahisle temyiz isteminin reddine ilişkin kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, sanığın temyiz itirazlarının reddi ile red kararına ilişkin 19/02/2015 tarih, 2014/285 Esas – 2014/848 Karar sayılı Ek Kararın ONANMASINA,
5) Sanık … hakkında tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi neticesinde;
Adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında TCK’nin 106/1-1. cümlesi gereği hükmolunan hapis cezasından sonra tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, söz konusu hapis cezasının TCK’nin 50/1-a maddesi gereği adli para cezasına çevrilmesi suretiyle tekerrür hükümlerinin uygulanamaması, aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Sanık hakkında yapılan yargılama sırasında atılı eylemin 5237 sayılı TCK’nin 106/1-1. hükmü kapsamında kaldığının kabulü karşısında, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre yeniden düzenlenen uzlaşma hükümleri ile sanığa isnat edilen suçun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK’nin 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanmak, uzlaştırma girişiminin sonuçsuz kalması durumunda yargılamaya devamla hüküm kurulma zorunluluğu,
b) Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı Kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde belirtilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 27.03.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.